Köyümüzün en önemli özelliklerinden biri her tarafında su olması ve kazılan her yerden su çıkması. Köyümüzdeki bu suların kaynağının Beyağaç'taki bir kaynaktan geldiğini öğrendim ama doğruluğunu kesin olarak bilmiyorum.
Benim çocukluğumda köyümüzden 5-10 köye su verildiği söyleniyordu; Eğrek'teki, Çaykıyısı'ndaki su motorlarının da devamlı olarak çalıştığını gözönüne alırsak sanki altı deniz gibi suyla dolu. Pınarbaşı'ndaki su 1990'lı yıllarda tamamen kurudu ve susuzluk kapımızı tıkladı; o zaman araştırdığımda 100 yıl öncesinde de bu pınarın kuruduğunu öğrendim. Ben yine de kurumayacağı konusunda emindim ve inancımı hiç yitirmedim. Bunu şu nedenlere bağlıyorum.
Şimdiki sağlık ocağının olduğu yer eskiden devamlı olarak su içinde olurdu hatta pınardan taşan su buralara kadar gelirdi. Orada bir kuyu vardı ama ben onun kuyu değil de bir su kaynağı olduğunu düşünüyorum çünkü kaynaktan su nasıl çıkıyorsa buradaki su da öyle çıkıyordu ve orayı göl haline getiriyordu.
Köyümüzdeki Gelin Pınarı'nın da kesildiğini pek görmedim ama suyunun damla damla da olsa aktığını gördüm ama şimdi burası da kurudu. Buranın neden bu isimle anıldığını bilmiyorum, araştırmadım ama tahmin edebiliyorum. Yeni gelinlerin evlendiğinin ertesi günü buradan su doldurduğunu gördüm,duydum;adı onun için böyle söyleniyor, olabilir. Burayla ilgili olarak bildiğim başka şey de bayramlarda, bayram namazına gidenler namazdan çıkmadan önce buradan su doldurulduğu ve bu suya "Ebizemzem"dendiğidir. Bunun için bana kızabilirsiniz ve "Zemzem sadece Arabistan'dan gelir." diyeceksiniz;haklısınız ben de aynısını düşünüyorum ama belki de bayramdan çıkmadan önce doldurulan bu suyun çok değerli olduğunu anlatmak içindir.Allah, kusurum varsa affetsin.
Kocapınar'da da suyun kesildiğine şahit olmadım ama belki de kesilmiş olabilir fakat bu bölgeyi ve Çiftlik'e kadar olan alanı düşünecek olursak bizim köyün altı su dolu ama bugünlerde hepsi kurudu ve yerin çok çok altında su. Sözü kuyulara getireceğim;sanırım, en fazla kuyu bizim köydedir. Köyümüzün facebook sayfasında bu konuda bilgi istediğimde onlarca kuyu adını yazıverdi köylülerim. Onlar bana göre daha şanslılar çünkü köyde daha çok kaldılar ve bazıları o bölgelerde hayvan otlatıp harman dövdüler.
Bu bilgiler ışığında köyüm için "Kuyulu Köy" diyebilirim çünkü köyümüzün içinde bile bir zamanlar daha düne kadar aktif durumda olan 3-5 kuyu vardı.
Araştırma sonuçları sonucunda şu kuyuların köyümüzde bulunduğunu öğrendim:
Yavan Kuyu, Kör Kuyu, Kemer Kuyusu, Hacasan Kuyusu, Bigargeçlik Kuyusu, İkigargeçlik Kuyusu, Katırcı Kuyusu, Eski Kuyu, Avşar Kuyusu, Memdeli Kuyusu, Kuyruk Kuyusu, Orta Kuyu, Hacı Arap Kuyusu, Kalaycı Kuyusu, Selek Kuyu, Çingen Kuyusu, Kürtler Kuyusu, Karadiken Kuyusu, Cafar'ın Kuyusu, Yaka Kuyusu, Kabasakallar Kuyusu, Amadın Kuyusu, İğdeli Kuyu, Dedenin Kuyusu, Balların Kuyusu, Bülbül Kuyusu, Yusuf'un Kuyusu,
Kuyu isimlerine dikkat ederseniz bazı sülalelerin lakaplarının da geçtiği kuyu isimleri var;bu kuyular sanırım onlar tarafından yaptırılmış ya da orada tarlaları,evleri var.
Köyümüz şimdi Tavas'ın bir mahallesi.Ben tekrar ortalığın yeşereceğini ve suların şarıl şarıl olmasa da nazlı nazlı akacağına eminim. İçimde kalan bir projemiz vardı, onu söylemeden geçemeyeceğim. Rahmetli Kazım Arslan ağabey bir gün "Mommet programı sen sun, bana sorular sor, burada bir program yapalım, bizim gibi köy çocuklarına ışık olalım, örnek olalım." demişti ama vefat edince bu olmadı,Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Bir önerim var, Kazım ağabeyin evi tam burada, ben belediye başkanı olsam buraya onun adını verip çeşme yaptırırım.
Hoşça ve dostça kalın ama ne olursa olsun adam gibi adam kalın.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MUHAMMET KAHRAMAN
KUYULU KÖY SOLMAZ
Köyümüzün en önemli özelliklerinden biri her tarafında su olması ve kazılan her yerden su çıkması. Köyümüzdeki bu suların kaynağının Beyağaç'taki bir kaynaktan geldiğini öğrendim ama doğruluğunu kesin olarak bilmiyorum.
Benim çocukluğumda köyümüzden 5-10 köye su verildiği söyleniyordu; Eğrek'teki, Çaykıyısı'ndaki su motorlarının da devamlı olarak çalıştığını gözönüne alırsak sanki altı deniz gibi suyla dolu. Pınarbaşı'ndaki su 1990'lı yıllarda tamamen kurudu ve susuzluk kapımızı tıkladı; o zaman araştırdığımda 100 yıl öncesinde de bu pınarın kuruduğunu öğrendim. Ben yine de kurumayacağı konusunda emindim ve inancımı hiç yitirmedim. Bunu şu nedenlere bağlıyorum.
Şimdiki sağlık ocağının olduğu yer eskiden devamlı olarak su içinde olurdu hatta pınardan taşan su buralara kadar gelirdi. Orada bir kuyu vardı ama ben onun kuyu değil de bir su kaynağı olduğunu düşünüyorum çünkü kaynaktan su nasıl çıkıyorsa buradaki su da öyle çıkıyordu ve orayı göl haline getiriyordu.
Köyümüzdeki Gelin Pınarı'nın da kesildiğini pek görmedim ama suyunun damla damla da olsa aktığını gördüm ama şimdi burası da kurudu. Buranın neden bu isimle anıldığını bilmiyorum, araştırmadım ama tahmin edebiliyorum. Yeni gelinlerin evlendiğinin ertesi günü buradan su doldurduğunu gördüm,duydum;adı onun için böyle söyleniyor, olabilir. Burayla ilgili olarak bildiğim başka şey de bayramlarda, bayram namazına gidenler namazdan çıkmadan önce buradan su doldurulduğu ve bu suya "Ebizemzem"dendiğidir. Bunun için bana kızabilirsiniz ve "Zemzem sadece Arabistan'dan gelir." diyeceksiniz;haklısınız ben de aynısını düşünüyorum ama belki de bayramdan çıkmadan önce doldurulan bu suyun çok değerli olduğunu anlatmak içindir.Allah, kusurum varsa affetsin.
Kocapınar'da da suyun kesildiğine şahit olmadım ama belki de kesilmiş olabilir fakat bu bölgeyi ve Çiftlik'e kadar olan alanı düşünecek olursak bizim köyün altı su dolu ama bugünlerde hepsi kurudu ve yerin çok çok altında su. Sözü kuyulara getireceğim;sanırım, en fazla kuyu bizim köydedir. Köyümüzün facebook sayfasında bu konuda bilgi istediğimde onlarca kuyu adını yazıverdi köylülerim. Onlar bana göre daha şanslılar çünkü köyde daha çok kaldılar ve bazıları o bölgelerde hayvan otlatıp harman dövdüler.
Bu bilgiler ışığında köyüm için "Kuyulu Köy" diyebilirim çünkü köyümüzün içinde bile bir zamanlar daha düne kadar aktif durumda olan 3-5 kuyu vardı.
Araştırma sonuçları sonucunda şu kuyuların köyümüzde bulunduğunu öğrendim:
Yavan Kuyu, Kör Kuyu, Kemer Kuyusu, Hacasan Kuyusu, Bigargeçlik Kuyusu, İkigargeçlik Kuyusu, Katırcı Kuyusu, Eski Kuyu, Avşar Kuyusu, Memdeli Kuyusu, Kuyruk Kuyusu, Orta Kuyu, Hacı Arap Kuyusu, Kalaycı Kuyusu, Selek Kuyu, Çingen Kuyusu, Kürtler Kuyusu, Karadiken Kuyusu, Cafar'ın Kuyusu, Yaka Kuyusu, Kabasakallar Kuyusu, Amadın Kuyusu, İğdeli Kuyu, Dedenin Kuyusu, Balların Kuyusu, Bülbül Kuyusu, Yusuf'un Kuyusu,
Sevdeçyüzü Kuyusu, Ağaçköprü Kuyusu, Durdane'nin Kuyusu, Omarlar Kuyusu, Zencirli Kuyu, Sofunun Kuyusu, Leylek Yuvası Kuyusu, Çolan Kuyusu, Karababanın Kuyusu, Üsen Kuyusu, Tabak Kuyusu, Yavan Kuyu, Kocapınar Kuyusu, Kasabın Kuyusu, Hayışlar Kuyusu, Çivinin Kuyusu ve adını bile hatırlamadığımız ama yıllarca susuzluğumuzu giderdiğimiz onlarca kuyu.
Kuyu isimlerine dikkat ederseniz bazı sülalelerin lakaplarının da geçtiği kuyu isimleri var;bu kuyular sanırım onlar tarafından yaptırılmış ya da orada tarlaları,evleri var.
Köyümüz şimdi Tavas'ın bir mahallesi.Ben tekrar ortalığın yeşereceğini ve suların şarıl şarıl olmasa da nazlı nazlı akacağına eminim. İçimde kalan bir projemiz vardı, onu söylemeden geçemeyeceğim. Rahmetli Kazım Arslan ağabey bir gün "Mommet programı sen sun, bana sorular sor, burada bir program yapalım, bizim gibi köy çocuklarına ışık olalım, örnek olalım." demişti ama vefat edince bu olmadı,Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun. Bir önerim var, Kazım ağabeyin evi tam burada, ben belediye başkanı olsam buraya onun adını verip çeşme yaptırırım.
Hoşça ve dostça kalın ama ne olursa olsun adam gibi adam kalın.