Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

BARAJLARA ALDANMAYALIM: DENİZLİ’DE SU GERÇEĞİ

Yazının Giriş Tarihi: 01.04.2026 19:13
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.04.2026 19:13

Daha önce bahsettiğim su konusunu bu kez 22 mart dünya su günü vesileyle tekrar değerlendirmek istiyorum.

Son günlerde Denizli’de barajların doluluk oranı yeniden gündemde. Özellikle Akbaş Barajı’nda su seviyesinin yüzde 57’ye yükselmesi ilk bakışta sevindirici bir tablo gibi görünüyor. Ancak uzmanlar ve yetkililer bu tabloya temkinli yaklaşılması gerektiğini söylüyor.

Denizli Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürü Egemen Emre Beşli’nin yaptığı açıklama da bu gerçeği ortaya koyuyor. Beşli, “Barajlara aldanmayın, su tasarrufu yapın” diyerek önemli bir uyarıda bulundu.

Şubat ayında düşen yoğun yağış ve kar erimeleri baraj seviyesini yükseltmiş olabilir. Ancak geçen yıl Ekim ayında barajda suyun neredeyse bittiği açıklanmıştı. Bugün yüzde 57 seviyesine ulaşmış olması kısa vadede rahatlatıcı görünse de uzun vadede temkinli olunması gerektiğini gösteriyor.

Asıl dikkat edilmesi gereken konu ise yer altı suları. Yetkililerin verdiği bilgilere göre Denizli’de su kaynaklarında yaklaşık yüzde 30’luk bir azalış yaşanıyor. Yağışlar barajları kısa sürede doldurabiliyor ancak yer altı sularını aynı hızda besleyemiyor. Bunun için uzun süreli ve düzenli yağışlara ihtiyaç var.

Bu konunun önemini ortaya koyan bir başka gelişme de kısa süre önce Pamukkale Üniversitesi ev sahipliğinde Denizli’de düzenlenen Su Çalıştayı oldu. Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz Kongre ve Kültür Merkezi’nde iki gün süren çalıştayda iklim değişikliği, su yönetimi ve kuraklık riskleri ele alındı.

Çalıştayın sonunda yayımlanan “İklim Değişikliğinde Sürdürülebilir Su Yönetimi Sonuç Bildirgesi” ise oldukça dikkat çekici veriler ortaya koydu. Yapılan analizlere göre Büyük Menderes Havzası ve Denizli’de bazı bölgelerde yağışların yüzde 15 ile 20 oranında azalabileceği öngörülüyor. Ayrıca gözlem kuyularının yaklaşık yüzde 90’ında yer altı su seviyelerinin düşüş eğiliminde olduğu belirtiliyor.

Bu veriler açıkça gösteriyor ki Denizli ve çevresi gelecekte ciddi bir su krizi riskiyle karşı karşıya kalabilir.

Çalıştayda su yönetiminin yalnızca çevresel bir konu olmadığı da özellikle vurgulandı. Su; aynı zamanda gıda güvenliği, ekonomik istikrar ve toplumsal dayanıklılık açısından stratejik bir mesele olarak değerlendiriliyor.

Bu nedenle yer altı suyunun korunması, su çekimlerinin ölçülmesi ve sınırlandırılması, modern sulama tekniklerinin yaygınlaştırılması ve havza bazlı su yönetiminin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

Özellikle tarım açısından bu uyarılar büyük önem taşıyor. Çünkü Denizli’nin en önemli üretim alanlarından biri olan Tavas Ovası da bu gerçeği doğrudan hissediyor. Buğdaydan nohuta, yem bitkilerinden aromatik ürünlere kadar birçok ürünün yetiştiği bu verimli topraklar suyla hayat buluyor.

Ancak su kaynaklarımızı doğru yönetemezsek gelecekte tarımsal üretim de ciddi risklerle karşı karşıya kalabilir.

Bugün barajlar dolu görünebilir. Bu yaz belki büyük bir su sıkıntısı yaşamayabiliriz. Ancak yer altı sularındaki düşüş devam ederse birkaç yıl sonra çok daha ciddi sorunlarla karşılaşmamız mümkün.

Bu yüzden hem şehirde hem de tarlada suyu daha dikkatli kullanmak zorundayız.

Çünkü suyu korumak sadece bir tasarruf meselesi değildir.

Suyu korumak; Denizli’nin üretimini Tavas Ovası’nın bereketini ve geleceğimizi korumaktır.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.