Tarımda kayıt tutmanın önemini kısaca ele aldık. Şimdi sıra hayvancılıkta. Tarıma kıyasla daha kapsamlı bir kayıt sistemi gerektiren hayvancılıkta çeşitli uygulama ve programlar mevcuttur. Ancak bu programlar genellikle “büyük işletme” olarak tanımlanan, 50 sağmal inek üzeri veya 300 anaç koyun-keçi üzeri modern işletmeler tarafından kullanılmaktadır.
Aile işletmeleri dediğimiz küçük ölçekli işletmelerde ise bu oran oldukça düşüktür. Bu nedenle büyüme sağlayamamakta, verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından kayıt tutmadıkları için geride kalmaktadırlar demek abartı sayılmaz; çünkü kayıt sistemi hayvancılığın bel kemiğidir. Tekrar hatırlatıyorum; atalarımız boşuna dememiş: “Söz uçar, yazı kalır.”
Hayvancılıkta kayıt denince ilk akla gelen kulak küpesidir. Küpede yazılı numara hayvanın kimlik numarasıdır ve ölene/kesilene kadar ona aittir. Kayıt sistemi küpe taktırmakla başlar. Ülkemizde bu yönde, Avrupa Birliği'ne giriş süreci içinde 12. Faslın açılmasının gereklerinden biri olarak, 01.07.2010 tarihinde sığır cinsi hayvanların doğumundan itibaren 20 gün içinde küpelenerek kayıt altına alınması zorunluluğu getirilerek sıkıntılı bir süreç başlatılmış oldu. İnsanın nüfusa kayıt süresi 30 gün iken sığırın 20 günle sınırlandırıldı.
Altı ayda bir küpe takılmasına alışan üreticiler çok zorlandı. İlçe tarım müdürlükleri tarafından yapılan işlem, çoğu ilde sadece üyelerine hizmet veren Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’ne verilerek tüm üreticilere birliklerin hizmet vermesiyle uygulanmaya başlandı. Bu süreçte Türkiye örnek bir sistemi, o zaman görev yaptığım Denizli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Tavas Şubesi’nde Alo Buzağı hattı kurarak ve her köye 15 günde bir tur düzenleyerek uyguladık. Çok zorlandık ama başardık ve üreticilerimiz çok duyarlı hale geldi.
Ama sonra ne oldu? Küpe affı adı altında küpelenmemiş tüm hayvanlara tekrar hak tanındı. Küpeleme süresi önce 3 aya, sonra ise 6 aya çıkarıldı. Küpe takma yaşı için 20 gün çok kısaydı ama 6 ay da çok uzun. Duyarlı hale gelmiş yetiştiriciyi duyarsız hale getirmek maalesef akıl kârı değil.
Diğer bir sorun da düşen kulak küpesidir. Yurt dışından ithal gelen hayvanların kulak küpeleri kolay kolay düşmezken, bizde maalesef çok büyük bir sorundur. İşletme şartları vb. hususlar etkilese de üretim kalitesinin artırılması için çalışma yapılması, yeni teknolojilerin uygulanması gerekiyor.
Düşen küpe olunca üretici dilekçe verip yenisini talep edecek ve aynı hayvana eski numarası takılacak. Bu süreçte uzun olduğu için özellikle sigortalı hayvanlarda ve kesim yapılacak hayvanlarda sıkıntı yaşanıyor. TARSİM bolus çip yöntemini yıllar önce denedi, olmadı. Ama köpek ve kedilerde uygulanan çip yöntemi büyükbaş ve küçükbaşa uyarlanmalıdır.
Biz bunu çözmek yerine, 18.11.2023 tarihinde yönetmelikte değişiklik yaparak:
“Bakanlıkça belirlenen korunmuş bölgeler hariç olmak üzere, hayvanın aynı özgün tanımlama numarasının beyan edilemediği durumlarda hayvan sahibi tarafından taahhütname verilmesi halinde hayvanlar tanımsız hayvan olarak kabul edilir ve bu durumda hayvan sahibine …. (cüzi) idari para cezası uygulanır ve hayvanlar yeni tanımlama numarasını içeren kulak küpesi ile tanımlanır.”
şeklinde değişiklikle birçok üretici düşen küpe dilekçesi vermek yerine bu yöntemi kullanarak yeniden küpe taktırdı.
Ama yine olmadı. 05.09.2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan kararla bu madde 01.01.2026 tarihinden itibaren yürürlükten kalkacak. Kayıt sistemimizi oturtamamış bir yapımız varken hayvancılıkta yaşanan diğer sorunları çözmemiz daha da zorlaşıyor.
Burada sorumlu sadece bakanlık mı? Hayır, tabii ki de asıl sorumlu hayvan sahibidir. Kayıt işi ciddiye alınsa temeli atıp binayı yükselteceğiz. Ama biz temeli önce 2+1 atıyoruz, sonra 3+1 yapıyoruz derken bu hale geldik. Yetkililer yetiştiriciye yardımcı olmak istiyor ama her kolaylık, özellikle hayvan satıcıları başta olmak üzere bazı art niyetli yetiştiriciler yüzünden suistimal ediliyor.
Resmî hayvan sayılarımız ile gerçek hayvan sayılarımız bir türlü uyuşmuyor. Ülkemizde ne kadar süt üretimi yapılacak ne kadar et üretimi yapılacak planlanamadığından hayvancılık politikası şekillenemiyor. Maalesef basit bir kayıt nelere mal oluyor.
Hayvancılıkta Ne Gibi Kayıtlar Tutulmalıdır?
Her yetiştiricinin mutlaka bir kayıt defteri olmalı. Genel bilgilerden sonra her hayvana ayrı sayfa açmalı.
Buzağı/kuzu/oğlak doğunca:
• Doğum tarihi/Cinsiyeti
• Anne/baba numarası
• Doğum ağırlığı
• Zor/kolay doğum bilgileri
• İkizlik bilgileri
Mutlaka yazılmalı. Neden mi?
• Doğum tarihi: Kurbanlık başta olmak üzere, aşıda, tohumlama ve koç/teke katmada yaş kaydının doğru olması önemlidir.
• Doğum ağırlığı: Gelişim sürecini takip etmek ve kullanılan boğa, koç, teke verimliliğini değerlendirmek için.
• Zor/kolay doğum: Yine boğa, koç, teke verimliliğini takip etmede önemlidir.
• İkizlik/anne/baba bilgileri: Küçükbaş ve büyükbaşta damızlık ayırmada önemlidir. Ayrıca büyükbaşta bir dişi bir erkek doğunca, dişinin büyük ihtimalle kısır olması sebebiyle damızlık yerine kasaplık ayrılması için de önemlidir.
• Suni tohumlama/kızgınlık/boğa/koç katım tarihi ve bilgileri: Mutlaka yazılmalı. Bu kayıt damızlık verimliliğini belirlemede, gebeliği takip etmede ve tarihe göre ultrason ile kontrol ettirmede çok fayda sağlar. Ayrıca kuruya çıkarma ve doğum sürecini, doğum öncesi beslemeyi planlamada da önemlidir.
• Süt verim kayıtları: Yazmak çok önemlidir ama günümüzde öncelik diğer kayıtlar oluyor. Önceki destekleme modelinde büyükbaşta damızlık birliği üyeleri aylık süt verim kayıtlarını yazdıkları için daha fazla destekleme alıyorlardı. Şimdilerde yine fark var ama eskisi kadar değil.
Buzağı desteklemesi sadece suni tohumlamadan doğanlara verilirken bir nebze önemseniyordu. Ancak şimdilerde boğadan doğanlara da destek verilmesi, zaten sistemi oturmayan hayvancılığımıza kaçak kat çıkmak gibi oldu.
Aslında bu kayıtları tutmak kanunen zorunludur. İlçemizde il müdürlüğü kayıt defteri dağıtımı dahi yaptırdı ama kapağı dahi açılmadan unutuldu gitti.
Güncel Bildirim Süreleri ve Destekleme Başvuruları
Hayvan sahibi; işletmesindeki ve işletmesinden yapılan sığır, koyun ve keçi türü hayvan hareketlerini, ölümlerini, zorunlu kesimleri ve kendisine ait bilgileri 30 gün içinde; doğumları ise sığırda 6 ay, koyun ve keçide 1 yıl içinde ilgili İl/İlçe Müdürlüğüne bildirir. Bu bildirimler e-Devlet üzerinden de yapılabilir. Aksi hâlde cezai yaptırımlar uygulanır.
2025 yılı hayvancılık desteklemeleri için başvurular; 01 Eylül – 01 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılacaktır. Lütfen zamanında başvurunuzu yapın.
Küçükbaş (Kuzu/Oğlak) desteği için başvurular, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’ne dilekçe ile yapılır. Bu desteğe başvuranlar, Sürü Yöneticisi (Çoban) desteğine de otomatik olarak başvurmuş sayılır. Çoban desteği evrakları, il/ilçe tarım müdürlüklerine teslim edilir.
Büyükbaş (Buzağı/Malak) desteği için:
• Üye yetiştiriciler başvurularını birlik veya kooperatif aracılığıyla,
• Üye olmayanlar ise il/ilçe tarım müdürlüklerine bireysel dilekçe ile yapar.
Bu tarihleri kaçıranlar, 2. dönem başvurularını 01 Nisan – 15 Haziran 2026 tarihleri arasında yapabilir. Ancak önerimiz, ilk dönemde başvuru yapmanızdır; böylece desteklemeyi daha erken alırsınız.
Kayıt Takibi ve Uygulama Önerileri
Son olarak özetleyelim:
• Kayıtlarınızı öncelikle bir deftere, ardından günümüz teknolojisiyle takip programlarına girin.
• Yasal bildirimlerinizi zamanında yapın / Küpelerinizi zamanında taktırın.
• İşletmenize uygun aşı programı uygulatın.
• Kayıt tutun, desteklemelerden tam olarak yararlanın.
Ayrıca, numaralı boyunlukla basit bir sürü takip sistemi kurabilirsiniz.
Örnek: “1 boyun numaralı inek, koyun/keçi” karşısına resmi küpe numarasını yazın. Küpe düşse dahi kayıt tutmanız ve hayvanı takip etmeniz çok kolay olur.
Son söz:KAYIT YOKSA / PARA DA YOK
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa BOZ
TARIM VE HAYVANCILIKTA KAYIT TUTMANIN ÖNEMİ
2- HAYVANCILIKTA KAYIT
Tarımda kayıt tutmanın önemini kısaca ele aldık. Şimdi sıra hayvancılıkta. Tarıma kıyasla daha kapsamlı bir kayıt sistemi gerektiren hayvancılıkta çeşitli uygulama ve programlar mevcuttur. Ancak bu programlar genellikle “büyük işletme” olarak tanımlanan, 50 sağmal inek üzeri veya 300 anaç koyun-keçi üzeri modern işletmeler tarafından kullanılmaktadır.
Aile işletmeleri dediğimiz küçük ölçekli işletmelerde ise bu oran oldukça düşüktür. Bu nedenle büyüme sağlayamamakta, verimlilik ve sürdürülebilirlik açısından kayıt tutmadıkları için geride kalmaktadırlar demek abartı sayılmaz; çünkü kayıt sistemi hayvancılığın bel kemiğidir. Tekrar hatırlatıyorum; atalarımız boşuna dememiş: “Söz uçar, yazı kalır.”
Hayvancılıkta kayıt denince ilk akla gelen kulak küpesidir. Küpede yazılı numara hayvanın kimlik numarasıdır ve ölene/kesilene kadar ona aittir. Kayıt sistemi küpe taktırmakla başlar. Ülkemizde bu yönde, Avrupa Birliği'ne giriş süreci içinde 12. Faslın açılmasının gereklerinden biri olarak, 01.07.2010 tarihinde sığır cinsi hayvanların doğumundan itibaren 20 gün içinde küpelenerek kayıt altına alınması zorunluluğu getirilerek sıkıntılı bir süreç başlatılmış oldu. İnsanın nüfusa kayıt süresi 30 gün iken sığırın 20 günle sınırlandırıldı.
Altı ayda bir küpe takılmasına alışan üreticiler çok zorlandı. İlçe tarım müdürlükleri tarafından yapılan işlem, çoğu ilde sadece üyelerine hizmet veren Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’ne verilerek tüm üreticilere birliklerin hizmet vermesiyle uygulanmaya başlandı. Bu süreçte Türkiye örnek bir sistemi, o zaman görev yaptığım Denizli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Tavas Şubesi’nde Alo Buzağı hattı kurarak ve her köye 15 günde bir tur düzenleyerek uyguladık. Çok zorlandık ama başardık ve üreticilerimiz çok duyarlı hale geldi.
Ama sonra ne oldu? Küpe affı adı altında küpelenmemiş tüm hayvanlara tekrar hak tanındı. Küpeleme süresi önce 3 aya, sonra ise 6 aya çıkarıldı. Küpe takma yaşı için 20 gün çok kısaydı ama 6 ay da çok uzun. Duyarlı hale gelmiş yetiştiriciyi duyarsız hale getirmek maalesef akıl kârı değil.
Diğer bir sorun da düşen kulak küpesidir. Yurt dışından ithal gelen hayvanların kulak küpeleri kolay kolay düşmezken, bizde maalesef çok büyük bir sorundur. İşletme şartları vb. hususlar etkilese de üretim kalitesinin artırılması için çalışma yapılması, yeni teknolojilerin uygulanması gerekiyor.
Düşen küpe olunca üretici dilekçe verip yenisini talep edecek ve aynı hayvana eski numarası takılacak. Bu süreçte uzun olduğu için özellikle sigortalı hayvanlarda ve kesim yapılacak hayvanlarda sıkıntı yaşanıyor. TARSİM bolus çip yöntemini yıllar önce denedi, olmadı. Ama köpek ve kedilerde uygulanan çip yöntemi büyükbaş ve küçükbaşa uyarlanmalıdır.
Biz bunu çözmek yerine, 18.11.2023 tarihinde yönetmelikte değişiklik yaparak:
“Bakanlıkça belirlenen korunmuş bölgeler hariç olmak üzere, hayvanın aynı özgün tanımlama numarasının beyan edilemediği durumlarda hayvan sahibi tarafından taahhütname verilmesi halinde hayvanlar tanımsız hayvan olarak kabul edilir ve bu durumda hayvan sahibine …. (cüzi) idari para cezası uygulanır ve hayvanlar yeni tanımlama numarasını içeren kulak küpesi ile tanımlanır.”
şeklinde değişiklikle birçok üretici düşen küpe dilekçesi vermek yerine bu yöntemi kullanarak yeniden küpe taktırdı.
Ama yine olmadı. 05.09.2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanan kararla bu madde 01.01.2026 tarihinden itibaren yürürlükten kalkacak. Kayıt sistemimizi oturtamamış bir yapımız varken hayvancılıkta yaşanan diğer sorunları çözmemiz daha da zorlaşıyor.
Burada sorumlu sadece bakanlık mı? Hayır, tabii ki de asıl sorumlu hayvan sahibidir. Kayıt işi ciddiye alınsa temeli atıp binayı yükselteceğiz. Ama biz temeli önce 2+1 atıyoruz, sonra 3+1 yapıyoruz derken bu hale geldik. Yetkililer yetiştiriciye yardımcı olmak istiyor ama her kolaylık, özellikle hayvan satıcıları başta olmak üzere bazı art niyetli yetiştiriciler yüzünden suistimal ediliyor.
Resmî hayvan sayılarımız ile gerçek hayvan sayılarımız bir türlü uyuşmuyor. Ülkemizde ne kadar süt üretimi yapılacak ne kadar et üretimi yapılacak planlanamadığından hayvancılık politikası şekillenemiyor. Maalesef basit bir kayıt nelere mal oluyor.
Hayvancılıkta Ne Gibi Kayıtlar Tutulmalıdır?
Her yetiştiricinin mutlaka bir kayıt defteri olmalı. Genel bilgilerden sonra her hayvana ayrı sayfa açmalı.
Buzağı/kuzu/oğlak doğunca:
• Doğum tarihi/Cinsiyeti
• Anne/baba numarası
• Doğum ağırlığı
• Zor/kolay doğum bilgileri
• İkizlik bilgileri
Mutlaka yazılmalı. Neden mi?
• Doğum tarihi: Kurbanlık başta olmak üzere, aşıda, tohumlama ve koç/teke katmada yaş kaydının doğru olması önemlidir.
• Doğum ağırlığı: Gelişim sürecini takip etmek ve kullanılan boğa, koç, teke verimliliğini değerlendirmek için.
• Zor/kolay doğum: Yine boğa, koç, teke verimliliğini takip etmede önemlidir.
• İkizlik/anne/baba bilgileri: Küçükbaş ve büyükbaşta damızlık ayırmada önemlidir. Ayrıca büyükbaşta bir dişi bir erkek doğunca, dişinin büyük ihtimalle kısır olması sebebiyle damızlık yerine kasaplık ayrılması için de önemlidir.
• Suni tohumlama/kızgınlık/boğa/koç katım tarihi ve bilgileri: Mutlaka yazılmalı. Bu kayıt damızlık verimliliğini belirlemede, gebeliği takip etmede ve tarihe göre ultrason ile kontrol ettirmede çok fayda sağlar. Ayrıca kuruya çıkarma ve doğum sürecini, doğum öncesi beslemeyi planlamada da önemlidir.
• Süt verim kayıtları: Yazmak çok önemlidir ama günümüzde öncelik diğer kayıtlar oluyor. Önceki destekleme modelinde büyükbaşta damızlık birliği üyeleri aylık süt verim kayıtlarını yazdıkları için daha fazla destekleme alıyorlardı. Şimdilerde yine fark var ama eskisi kadar değil.
Buzağı desteklemesi sadece suni tohumlamadan doğanlara verilirken bir nebze önemseniyordu. Ancak şimdilerde boğadan doğanlara da destek verilmesi, zaten sistemi oturmayan hayvancılığımıza kaçak kat çıkmak gibi oldu.
Aslında bu kayıtları tutmak kanunen zorunludur. İlçemizde il müdürlüğü kayıt defteri dağıtımı dahi yaptırdı ama kapağı dahi açılmadan unutuldu gitti.
Güncel Bildirim Süreleri ve Destekleme Başvuruları
Hayvan sahibi; işletmesindeki ve işletmesinden yapılan sığır, koyun ve keçi türü hayvan hareketlerini, ölümlerini, zorunlu kesimleri ve kendisine ait bilgileri 30 gün içinde; doğumları ise sığırda 6 ay, koyun ve keçide 1 yıl içinde ilgili İl/İlçe Müdürlüğüne bildirir. Bu bildirimler e-Devlet üzerinden de yapılabilir. Aksi hâlde cezai yaptırımlar uygulanır.
2025 yılı hayvancılık desteklemeleri için başvurular; 01 Eylül – 01 Aralık 2025 tarihleri arasında yapılacaktır. Lütfen zamanında başvurunuzu yapın.
Küçükbaş (Kuzu/Oğlak) desteği için başvurular, Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’ne dilekçe ile yapılır. Bu desteğe başvuranlar, Sürü Yöneticisi (Çoban) desteğine de otomatik olarak başvurmuş sayılır. Çoban desteği evrakları, il/ilçe tarım müdürlüklerine teslim edilir.
Büyükbaş (Buzağı/Malak) desteği için:
• Üye yetiştiriciler başvurularını birlik veya kooperatif aracılığıyla,
• Üye olmayanlar ise il/ilçe tarım müdürlüklerine bireysel dilekçe ile yapar.
Bu tarihleri kaçıranlar, 2. dönem başvurularını 01 Nisan – 15 Haziran 2026 tarihleri arasında yapabilir. Ancak önerimiz, ilk dönemde başvuru yapmanızdır; böylece desteklemeyi daha erken alırsınız.
Kayıt Takibi ve Uygulama Önerileri
Son olarak özetleyelim:
• Kayıtlarınızı öncelikle bir deftere, ardından günümüz teknolojisiyle takip programlarına girin.
• Yasal bildirimlerinizi zamanında yapın / Küpelerinizi zamanında taktırın.
• İşletmenize uygun aşı programı uygulatın.
• Kayıt tutun, desteklemelerden tam olarak yararlanın.
Ayrıca, numaralı boyunlukla basit bir sürü takip sistemi kurabilirsiniz.
Örnek: “1 boyun numaralı inek, koyun/keçi” karşısına resmi küpe numarasını yazın. Küpe düşse dahi kayıt tutmanız ve hayvanı takip etmeniz çok kolay olur.
Son söz:KAYIT YOKSA / PARA DA YOK