Bir dolu yağdığında, gece ansızın don vurduğunda, hayvanınız hastalandığında, sel bastığında ya da kuraklık beklediğiniz verimi yarıya düşürdüğünde… Çiftçinin tarlaya, bahçeye, ahıra verdiği emek bir anda risk altına giriyor. İşte tam bu noktada devreye giren sistem var: TARSİM, yani devlet destekli tarım sigortası. Devletin ve sigorta şirketlerinin el ele verip kurduğu bu havuz sistemi, çiftçinin başına gelen doğal afetlerden dolayı uğradığı zararı karşılamak için var. Poliçeler standart hâle getiriliyor, primin önemli bir kısmını devlet ödüyor, hasar olduğunda da şeffaf şekilde ödeme yapılıyor.
Tarım en çok risk altında olan sektör. İklim değişiyor, maliyetler artıyor, hastalıklar çıkıyor, pazar daralıyor… Çiftçi her gün yeni bir belirsizlikle karşı karşıya. Eskiden “kader” denilip geçiliyordu ama artık modern risk yönetimi şart. TARSİM işte bu noktada çiftçinin en büyük güvencesi oluyor. Mazot, gübre, yem, ilaç, elektrik derken zaten maliyet çok yüksek. Bir de afetin yükünü tek başına taşımak kolay değil. TARSİM bu yükü hafifletiyor.
Bitkisel üretimde dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel, su baskınıve don gibi riskler; hayvancılıkta hastalıklar, ölüm, kazalar, zehirlenmeler, yangın, sel, fırtına ve zorunlu itlaf teminat altına alınabiliyor. Bunlara ek olarak sera, su ürünleri, arıcılık ve kümes hayvanları sigortaları da var. Yani TARSİM sadece doluya karşı değil; çiftçinin karşılaşabileceği pek çok riske karşı bir şemsiye.
2023’te bazı ürünlerde primin %67’sini devlet ödedi. Aynı yıl çiftçilere yaklaşık 8 milyar TL hasar ödemesi yapıldı. Bunun yanında, TARSİM poliçesi olmayan üreticilere de zaman zaman ek destekler veriliyor. Örneğin 2025 yılında zirai dondan etkilenen üreticilere Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 798 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, poliçesi olmayan çiftçiler için büyük bir nefes oldu. Ama altını çizelim: Bu tür ödemeler her zaman olmuyor. Bir yıl don için ödeme yapılırken, başka bir yıl aynı afet için destek çıkmayabiliyor. Çünkü bu ödemeler ülke genelinde bütçe imkânlarına göre planlanıyor. Yani çiftçi açısından “Devlet mutlaka destek verir” diye beklemek riskli. İşte bu yüzden TARSİM’in önemi daha da ortaya çıkıyor. Çünkü TARSİM, standart ve garanti bir sistem. Poliçeniz varsa, hasarınız eksper raporuyla belirleniyor ve ödeme şeffaf şekilde yapılıyor. Ek destekler ise ancak belli dönemlerde ve belli afetlerde gündeme geliyor.
Yeni düzenlemelerle planlı üretimde %10 prim indirimi, sözleşmeli üretimde %10–15 indirim, su kısıtı olan ürünlerde ilave %10 indirim, Köy Bazlı Verim Sigortasında devlet desteğinin %70’e çıkarılması ve Gelir Koruma Sigortasında kapsamın genişletilmesi hayata geçirildi. Bu adımlar hem üretimi planlı hâle getiriyor hem su tasarrufunu teşvik ediyor hem de çiftçinin cebini rahatlatıyor. Ayrıca çiğ süt destekleme ödemelerinden yararlanmak için artık TARSİM sigortası yaptırma şartı getirildi. Yani devlet desteklerini sigorta sistemiyle daha sıkı bağlamış durumda.
Çiftçi için sigorta yaptırmak sadece ekonomik değil, aynı zamanda manevi bir bakış açısıyla da anlamlı. Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor: “Deveni bağla, sonra Allah’a tevekkül et.” Yani önce tedbir almak, sonra Allah’a güvenmek. TARSİM de işte bu tedbirin modern hali. Çiftçi sigortasını yaptırır, riskini garanti altına alır, sonra bereket için Allah’a tevekkül eder.
Bugün tarlada, ahırda çalışan her üretici aslında bir işletmenin sahibi. Girdi maliyetleri, kredi borçları, pazarlama sorunları derken doğa kaynaklı riskleri tek başına göğüslemek artık mümkün değil. TARSİM, çiftçinin alın terini koruyan, üretimin devamlılığını sağlayan bir güvence. Dolu yağmadan, sel basmadan, kuraklık kapıyı çalmadan; yani hasar olmadan önce adım atmak gerekiyor.
Kısacası, traktöre bindiğiniz, tohumu toprağa attığınız gün, sadece bereket için değil, tedbir için de plan yapmanın zamanı.
Üretici açısından TARSİM’e ulaşmak zor değil. Öncelikle ilgili kayıt sistemlerine (ÇKS, hayvan kayıt sistemi vb.) kayıtlı olmak gerekiyor. Daha sonra TARSİM ile çalışan sigorta şirketleri ve acenteler üzerinden poliçe düzenlenebiliyor. Primlerin bir kısmı üretici tarafından, bir kısmı devlet bütçesinden ödeniyor. Risk gerçekleştiğinde ise hasar ihbarı yapılıyor, eksperler sahaya geliyor ve inceleme sonrası belirlenen tutar üreticiye ödeniyor. Üreticiler, detaylı bilgi için ALO TARSİM 172 hattını arayabilir veya www.tarsim.gov.tr adresini ziyaret edebilirler.
Sadece dikkat edilmesi gereken bir husus var: Özellikle tarımsal krediler için zorunlu olarak yapılan poliçelerde, bedeli düşük çıksın diye tahmini verimleri az bildirmek ya da hayvan sigortalarında dar kapsamlı poliçeleri tercih etmek doğru değil. Devlet destekli düşük/sıfır faizli tarımsal kredi kullansanız bile sigortanızı istediğiniz acentede yaptırmakta özgürsünüz. Tercihiniz, poliçe sonrasında da hizmet alabileceğiniz acenteler olsun.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Mustafa BOZ
TARSİM: Çiftçinin Alın Terine Sigorta
Bir dolu yağdığında, gece ansızın don vurduğunda, hayvanınız hastalandığında, sel bastığında ya da kuraklık beklediğiniz verimi yarıya düşürdüğünde… Çiftçinin tarlaya, bahçeye, ahıra verdiği emek bir anda risk altına giriyor. İşte tam bu noktada devreye giren sistem var: TARSİM, yani devlet destekli tarım sigortası. Devletin ve sigorta şirketlerinin el ele verip kurduğu bu havuz sistemi, çiftçinin başına gelen doğal afetlerden dolayı uğradığı zararı karşılamak için var. Poliçeler standart hâle getiriliyor, primin önemli bir kısmını devlet ödüyor, hasar olduğunda da şeffaf şekilde ödeme yapılıyor.
Tarım en çok risk altında olan sektör. İklim değişiyor, maliyetler artıyor, hastalıklar çıkıyor, pazar daralıyor… Çiftçi her gün yeni bir belirsizlikle karşı karşıya. Eskiden “kader” denilip geçiliyordu ama artık modern risk yönetimi şart. TARSİM işte bu noktada çiftçinin en büyük güvencesi oluyor. Mazot, gübre, yem, ilaç, elektrik derken zaten maliyet çok yüksek. Bir de afetin yükünü tek başına taşımak kolay değil. TARSİM bu yükü hafifletiyor.
Bitkisel üretimde dolu, fırtına, hortum, yangın, heyelan, deprem, sel, su baskınıve don gibi riskler; hayvancılıkta hastalıklar, ölüm, kazalar, zehirlenmeler, yangın, sel, fırtına ve zorunlu itlaf teminat altına alınabiliyor. Bunlara ek olarak sera, su ürünleri, arıcılık ve kümes hayvanları sigortaları da var. Yani TARSİM sadece doluya karşı değil; çiftçinin karşılaşabileceği pek çok riske karşı bir şemsiye.
2023’te bazı ürünlerde primin %67’sini devlet ödedi. Aynı yıl çiftçilere yaklaşık 8 milyar TL hasar ödemesi yapıldı. Bunun yanında, TARSİM poliçesi olmayan üreticilere de zaman zaman ek destekler veriliyor. Örneğin 2025 yılında zirai dondan etkilenen üreticilere Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından 798 milyon lira ödeme yapıldı. Bu, poliçesi olmayan çiftçiler için büyük bir nefes oldu. Ama altını çizelim: Bu tür ödemeler her zaman olmuyor. Bir yıl don için ödeme yapılırken, başka bir yıl aynı afet için destek çıkmayabiliyor. Çünkü bu ödemeler ülke genelinde bütçe imkânlarına göre planlanıyor. Yani çiftçi açısından “Devlet mutlaka destek verir” diye beklemek riskli. İşte bu yüzden TARSİM’in önemi daha da ortaya çıkıyor. Çünkü TARSİM, standart ve garanti bir sistem. Poliçeniz varsa, hasarınız eksper raporuyla belirleniyor ve ödeme şeffaf şekilde yapılıyor. Ek destekler ise ancak belli dönemlerde ve belli afetlerde gündeme geliyor.
Yeni düzenlemelerle planlı üretimde %10 prim indirimi, sözleşmeli üretimde %10–15 indirim, su kısıtı olan ürünlerde ilave %10 indirim, Köy Bazlı Verim Sigortasında devlet desteğinin %70’e çıkarılması ve Gelir Koruma Sigortasında kapsamın genişletilmesi hayata geçirildi. Bu adımlar hem üretimi planlı hâle getiriyor hem su tasarrufunu teşvik ediyor hem de çiftçinin cebini rahatlatıyor. Ayrıca çiğ süt destekleme ödemelerinden yararlanmak için artık TARSİM sigortası yaptırma şartı getirildi. Yani devlet desteklerini sigorta sistemiyle daha sıkı bağlamış durumda.
Çiftçi için sigorta yaptırmak sadece ekonomik değil, aynı zamanda manevi bir bakış açısıyla da anlamlı. Peygamber Efendimiz (sav) buyuruyor: “Deveni bağla, sonra Allah’a tevekkül et.” Yani önce tedbir almak, sonra Allah’a güvenmek. TARSİM de işte bu tedbirin modern hali. Çiftçi sigortasını yaptırır, riskini garanti altına alır, sonra bereket için Allah’a tevekkül eder.
Bugün tarlada, ahırda çalışan her üretici aslında bir işletmenin sahibi. Girdi maliyetleri, kredi borçları, pazarlama sorunları derken doğa kaynaklı riskleri tek başına göğüslemek artık mümkün değil. TARSİM, çiftçinin alın terini koruyan, üretimin devamlılığını sağlayan bir güvence. Dolu yağmadan, sel basmadan, kuraklık kapıyı çalmadan; yani hasar olmadan önce adım atmak gerekiyor.
Kısacası, traktöre bindiğiniz, tohumu toprağa attığınız gün, sadece bereket için değil, tedbir için de plan yapmanın zamanı.
Üretici açısından TARSİM’e ulaşmak zor değil. Öncelikle ilgili kayıt sistemlerine (ÇKS, hayvan kayıt sistemi vb.) kayıtlı olmak gerekiyor. Daha sonra TARSİM ile çalışan sigorta şirketleri ve acenteler üzerinden poliçe düzenlenebiliyor. Primlerin bir kısmı üretici tarafından, bir kısmı devlet bütçesinden ödeniyor. Risk gerçekleştiğinde ise hasar ihbarı yapılıyor, eksperler sahaya geliyor ve inceleme sonrası belirlenen tutar üreticiye ödeniyor. Üreticiler, detaylı bilgi için ALO TARSİM 172 hattını arayabilir veya www.tarsim.gov.tr adresini ziyaret edebilirler.
Sadece dikkat edilmesi gereken bir husus var: Özellikle tarımsal krediler için zorunlu olarak yapılan poliçelerde, bedeli düşük çıksın diye tahmini verimleri az bildirmek ya da hayvan sigortalarında dar kapsamlı poliçeleri tercih etmek doğru değil. Devlet destekli düşük/sıfır faizli tarımsal kredi kullansanız bile sigortanızı istediğiniz acentede yaptırmakta özgürsünüz. Tercihiniz, poliçe sonrasında da hizmet alabileceğiniz acenteler olsun.