Nenem ağustos sıcaklarına “eyyam buhur” derdi. “Allah’ım bu sıcakları hayra çıkar, afet verme,” diye dua ederdi. Zelzelelerin böyle sıcak günlerde daha çok olduğuna inanılırdı.
“Ağustos’un on beşinde dünyaya bir kalbur soğuk girer.”
Artık akşamlar serinlemeye başlar. Sebze-meyve kurutma, bulgur, top tarhana, un tarhanası, salça ve toz biber yapımına hız verilirdi. Kışın “elim hamur, karnım aç” kalmamak için yazın gölgede fazla eğlenilmezdi.
Harman Davran
Eskiden buğday, arpa, nohut ve burçak; el orakları, tırpan ve koca oraklarla biçilirdi. Biçilen hububat desteler hâline getirilir, kağnılarla harman yerine taşınırdı. Desteler öküz ve atlarla dövülür, “çatma kovma” yapılırdı.
Harman kaldırırken çatal, dirgen, yaba, tırmık, kalbur ve holuz gibi aletler kullanılırdı.
Harman yerleri bayram yeri gibi olurdu. Geceleri döşekler serilir, türküler söylenir, oyunlar oynanırdı. İnsanlar hem çalışır hem eğlenirdi.
Tavas’ta harmanla ilgili atasözleri hâlâ kullanılmaktadır:
“Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz.”
“Harmanda dirgen yiyenin yılına kadar aklı başına gelmez.”
“Harman yel ile, düğün el ile…”
“Harman kiri mi bu, çabuk temizlensin?”
Gazal Dökümü
22 Eylül’de güz girer. Eylüle “verim ayı” da denir. Tavas’ta güz bolluğunda düğünler yapılır, mevsimin bereketine inanılırdı.
Bağ bozumları, pekmez ocakları zamanı gelmiştir. Havalar serinler, yağmurlar başlar. Bağdan köye göç hazırlıkları yapılır. Köye dönüldükten sonra lodos eser, kasımın ilk günlerinde pastırma yazı yaşanır.
Velhasıl hepimiz bu tabirleri bir yerlerden hatırlıyoruz. Ancak günlük hayatımızda kullananımız var mı, bilemem. Halk takvimini, ebe-dede hesabının inceliklerini yeni neslin de öğrenmesinin; kültürümüze sahip çıkmak adına önemli olduğuna inanıyorum.
Coğrafya derslerinde bu mevzulara yer verilmesi, kendi öz benliğimizi fark etmemize katkı sağlayacaktır.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ÜMMÜHAN MUSAN
NENEMİN ZAMAN TAKSİMİ – 3 Harman Günlerinden Gazal Dökümüne Eyyam-ı Bahur
Nenem ağustos sıcaklarına “eyyam buhur” derdi. “Allah’ım bu sıcakları hayra çıkar, afet verme,” diye dua ederdi. Zelzelelerin böyle sıcak günlerde daha çok olduğuna inanılırdı.
“Ağustos’un on beşinde dünyaya bir kalbur soğuk girer.”
Artık akşamlar serinlemeye başlar. Sebze-meyve kurutma, bulgur, top tarhana, un tarhanası, salça ve toz biber yapımına hız verilirdi. Kışın “elim hamur, karnım aç” kalmamak için yazın gölgede fazla eğlenilmezdi.
Harman Davran
Eskiden buğday, arpa, nohut ve burçak; el orakları, tırpan ve koca oraklarla biçilirdi. Biçilen hububat desteler hâline getirilir, kağnılarla harman yerine taşınırdı. Desteler öküz ve atlarla dövülür, “çatma kovma” yapılırdı.
Harman kaldırırken çatal, dirgen, yaba, tırmık, kalbur ve holuz gibi aletler kullanılırdı.
Harman yerleri bayram yeri gibi olurdu. Geceleri döşekler serilir, türküler söylenir, oyunlar oynanırdı. İnsanlar hem çalışır hem eğlenirdi.
Tavas’ta harmanla ilgili atasözleri hâlâ kullanılmaktadır:
“Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz.”
“Harmanda dirgen yiyenin yılına kadar aklı başına gelmez.”
“Harman yel ile, düğün el ile…”
“Harman kiri mi bu, çabuk temizlensin?”
Gazal Dökümü
22 Eylül’de güz girer. Eylüle “verim ayı” da denir. Tavas’ta güz bolluğunda düğünler yapılır, mevsimin bereketine inanılırdı.
Bağ bozumları, pekmez ocakları zamanı gelmiştir. Havalar serinler, yağmurlar başlar. Bağdan köye göç hazırlıkları yapılır. Köye dönüldükten sonra lodos eser, kasımın ilk günlerinde pastırma yazı yaşanır.
Velhasıl hepimiz bu tabirleri bir yerlerden hatırlıyoruz. Ancak günlük hayatımızda kullananımız var mı, bilemem. Halk takvimini, ebe-dede hesabının inceliklerini yeni neslin de öğrenmesinin; kültürümüze sahip çıkmak adına önemli olduğuna inanıyorum.
Coğrafya derslerinde bu mevzulara yer verilmesi, kendi öz benliğimizi fark etmemize katkı sağlayacaktır.