Hepimiz görgüye dayanan ilk eğitimi evlerimizde annelerimizden alırız.. Daha sonra okul hayatımızda kültüre dayanan eğitimi öğretmenlerimizden almaya başlarız. Hepimize bir şeyler öğretmenin yanı sıra nazımızı çeken, kişisel ve ailevî dertlerimizi dinleyen, hiçbirimizi bir diğerimizden ayırmayan şefkat dolu öğretmenlerimize çok şey borçluyuz.
Öğretmenler hayatımızın yol haritalarıdır. Hayat yolumuzu onlar sayesinde daha iyi çizer ve yine onlar sayesinde bu yolda Öğrencilerini daha güzel yarınlara hazırlamak, onlara sevgiyi, saygıyı, ahlakı aşılamak ışıklar saçar. O ışıklar ki binlerce öğrencinin yolunu aydınlatır, karanlık dünyasını aydınlığa boğar. Bir öğrencinin öğretmenine vereceği en güzel hediye başarıdır. Bir öğretmen, öğrencisinin başarısından duyduğu zevki başka hiçbir şeyden duymaz. Yıllar geçse dahi, eski bir öğrencisini güzel yerlerde gören öğretmenin mutluluğu kadar hiçbir mutluluk büyük olamaz.
Gelelim Öğretmenler gününe; Mustafa Kemal Atatürk’e doğumunun 100. yılında Başöğretmenlik unvanının veriliş yıl dönümünde yani 24 Kasım 1981 tarihinde bu günün her yıl 24 Kasım’ın Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. 24 Kasım 1981 yılından beri de ülkemizde her yıl “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Günü’nün ne zaman kutlandığından çok, gerçekten amacına uygun olarak mı kutlanıyor onu iyi irdelemek gerekir.
Bence “ Öğretmenler Günü’nü klasik ve bıktıran törenlerle kutlamak yerine, öğretmenlerin sorunlarını, çalışma şartlarını, geçim sıkıntısı yüzünden işportacılık, taksicilik vb. ek işlerde neden çalışma zorunda kaldığını, binlerce mezun öğretmen adayının neden halen atamalarının yapılmadığını konuşmak ve bunlara çözüm yolları üretmek daha doğru olurdu. Günümüzde öğretmene verilen değeri herkes biliyor… Söylenen ve yazılan güzel sözler sadece kağıt üzerinde kalıyor. Siyasetin asla bulaşmaması gereken eğitim sektörü, her geçen gün daha çok siyasetin içine çekiliyor.Onları bir gün değil her gün hatırlamak gerekir. Sizler saygıya ve sevgiye layıksınız öğretmenim.
Başta,Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, rahmetli babam ve emeği geçen tüm öğretmenlerimizi saygı ve özlemle anıyorum..
Sevgiyle dostçakalın..
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
YELDA D. SÖNMEZ
“ÖĞRETMENLER! YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR…”
Hepimiz görgüye dayanan ilk eğitimi evlerimizde annelerimizden alırız.. Daha sonra okul hayatımızda kültüre dayanan eğitimi öğretmenlerimizden almaya başlarız. Hepimize bir şeyler öğretmenin yanı sıra nazımızı çeken, kişisel ve ailevî dertlerimizi dinleyen, hiçbirimizi bir diğerimizden ayırmayan şefkat dolu öğretmenlerimize çok şey borçluyuz.
Öğretmenler hayatımızın yol haritalarıdır. Hayat yolumuzu onlar sayesinde daha iyi çizer ve yine onlar sayesinde bu yolda Öğrencilerini daha güzel yarınlara hazırlamak, onlara sevgiyi, saygıyı, ahlakı aşılamak ışıklar saçar. O ışıklar ki binlerce öğrencinin yolunu aydınlatır, karanlık dünyasını aydınlığa boğar. Bir öğrencinin öğretmenine vereceği en güzel hediye başarıdır. Bir öğretmen, öğrencisinin başarısından duyduğu zevki başka hiçbir şeyden duymaz. Yıllar geçse dahi, eski bir öğrencisini güzel yerlerde gören öğretmenin mutluluğu kadar hiçbir mutluluk büyük olamaz.
Gelelim Öğretmenler gününe; Mustafa Kemal Atatürk’e doğumunun 100. yılında Başöğretmenlik unvanının veriliş yıl dönümünde yani 24 Kasım 1981 tarihinde bu günün her yıl 24 Kasım’ın Öğretmenler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. 24 Kasım 1981 yılından beri de ülkemizde her yıl “Öğretmenler Günü” olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Günü’nün ne zaman kutlandığından çok, gerçekten amacına uygun olarak mı kutlanıyor onu iyi irdelemek gerekir.
Bence “ Öğretmenler Günü’nü klasik ve bıktıran törenlerle kutlamak yerine, öğretmenlerin sorunlarını, çalışma şartlarını, geçim sıkıntısı yüzünden işportacılık, taksicilik vb. ek işlerde neden çalışma zorunda kaldığını, binlerce mezun öğretmen adayının neden halen atamalarının yapılmadığını konuşmak ve bunlara çözüm yolları üretmek daha doğru olurdu. Günümüzde öğretmene verilen değeri herkes biliyor… Söylenen ve yazılan güzel sözler sadece kağıt üzerinde kalıyor. Siyasetin asla bulaşmaması gereken eğitim sektörü, her geçen gün daha çok siyasetin içine çekiliyor.Onları bir gün değil her gün hatırlamak gerekir. Sizler saygıya ve sevgiye layıksınız öğretmenim.
Başta,Başöğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, rahmetli babam ve emeği geçen tüm öğretmenlerimizi saygı ve özlemle anıyorum..
Sevgiyle dostçakalın..