Akran zorbalığı maalesef her geçen gün artıyor ve hatta ölümle dahi sonuçlanabiliyor. Hem çocukların hem ailelerin hem eğitimcilerin hem de karar vericilerin bu konuyu çok ciddiye alması gerekiyor.
‘Eğitim ailede başlar’ sözü, akran zorbalığını anlamak açısından son derece kıymetlidir. Çünkü çocuklar davranışlarını, problem çözme becerilerini ve kişiler arası iletişimi büyük oranda aile ortamında öğrenir ve geliştirir. Aile içi iletişim biçimi, çocuğun sosyal ilişkilerdeki tavrını doğrudan etkiler” diyen Merve Mercan şunları söyledi: Şiddet uygulamayan ama sınır koyabilen bir ebeveyn olmak ideal olandır. Aşırı serbestlik kadar aşırı katılık da çocuğun davranışlarını olumsuz etkileyebilir.
Okul, aile ve çocuk üçgeninde öğretmenlerin rolü oldukça önemli. Öğretmenin tüm çocuklarla eşit ve olumlu iletişim kurması, sınıf içi iletişim ve etkileşimi düzenli olarak gözlemlemesi, sosyometri gibi tekniklerle takip etmesi, sınıf yönetimi ile ilgili yetkinliğinin olması fiziksel zorbalığa göre anlaşılması güç olan ilişkisel zorbalığın anlaşılmasında kilit rol oynar” dedi. Aile içi şiddete, komşu ya da yakın akraba şiddetine tanık olduğu için. Hatta toplumsal şiddeti yaşadığı veya görüp izlediği ve kendisine cazipmiş gibi geldiği için.
Ayrıca kesinlikle TV, bilgisayar, sinema, tiyatro vb. alanlarda hatta şarkı ve türkülerde dahi şiddet ve zorbalık içeren ahlak dışı kuralların uygulandığı hiçbir programa izin verilmemelidir. Bu tür programlara maruz kalan aileler ve çocukları da bir şekilde mutlaka etkileniyor ve bu olumsuz davranışlara yönelebiliyorlar. Bunu engelleyebilmenin en basit yolu MEB programlarının düzenli yapılması ve uygulanmasıdır .Okullarda anasınıflarıyla hatta kreşlerle birlikte eğitim ağırlıklı müfredat ve programlar oluşturulmalıdır. Bu zorbalık ve şiddet konusunun gelecek yaşam dilimlerinde insanın varacağı yeri belirleyeceğinin eğitimlerle ve çok yoğun uygulama programlarıyla çocuğun hafızasına kazınması gerekmektedir. Olumlu davranış gösterebilme ve bunu bir karaktere dönüştürebilmek için düzenli davranış eğitimleri verilmelidir. Bu şekilde başlanılan bir eğitim sürecinin meyveleri o çocukların yetiştikten ve ebeveyn olduktan sonra yetiştireceği çocuklarda görülecektir.
Ayrıca Bayrağımıza uzanan her el, bu milletin var olma hakkına uzanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Türk milletinin tarihsel mücadelesine ve egemenlik iradesine yönelmiş açık bir saldırıdır.
Türk Bayrağı yalnızca kırmızı bir bez parçası değildir.
O bayrak; Sakarya’da, Dumlupınar’da, Güneydoğu’nun dağlarında, sınır boylarında, cephede ve siperde kanla, canla ve dirençle yükselmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bir ulus-devlettir ve bu gerçek tartışmaya kapalıdır. Bayrak, bağımsızlılığımızın en önemli sembolüdür.Kınıyoruz.
Sevgiyle, dostçakalın..
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
YELDA D. SÖNMEZ
SESİZCE BÜYÜYEN TEHLİKE!.
Akran zorbalığı maalesef her geçen gün artıyor ve hatta ölümle dahi sonuçlanabiliyor. Hem çocukların hem ailelerin hem eğitimcilerin hem de karar vericilerin bu konuyu çok ciddiye alması gerekiyor.
‘Eğitim ailede başlar’ sözü, akran zorbalığını anlamak açısından son derece kıymetlidir. Çünkü çocuklar davranışlarını, problem çözme becerilerini ve kişiler arası iletişimi büyük oranda aile ortamında öğrenir ve geliştirir. Aile içi iletişim biçimi, çocuğun sosyal ilişkilerdeki tavrını doğrudan etkiler” diyen Merve Mercan şunları söyledi: Şiddet uygulamayan ama sınır koyabilen bir ebeveyn olmak ideal olandır. Aşırı serbestlik kadar aşırı katılık da çocuğun davranışlarını olumsuz etkileyebilir.
Okul, aile ve çocuk üçgeninde öğretmenlerin rolü oldukça önemli. Öğretmenin tüm çocuklarla eşit ve olumlu iletişim kurması, sınıf içi iletişim ve etkileşimi düzenli olarak gözlemlemesi, sosyometri gibi tekniklerle takip etmesi, sınıf yönetimi ile ilgili yetkinliğinin olması fiziksel zorbalığa göre anlaşılması güç olan ilişkisel zorbalığın anlaşılmasında kilit rol oynar” dedi. Aile içi şiddete, komşu ya da yakın akraba şiddetine tanık olduğu için. Hatta toplumsal şiddeti yaşadığı veya görüp izlediği ve kendisine cazipmiş gibi geldiği için.
Ayrıca kesinlikle TV, bilgisayar, sinema, tiyatro vb. alanlarda hatta şarkı ve türkülerde dahi şiddet ve zorbalık içeren ahlak dışı kuralların uygulandığı hiçbir programa izin verilmemelidir. Bu tür programlara maruz kalan aileler ve çocukları da bir şekilde mutlaka etkileniyor ve bu olumsuz davranışlara yönelebiliyorlar. Bunu engelleyebilmenin en basit yolu MEB programlarının düzenli yapılması ve uygulanmasıdır .Okullarda anasınıflarıyla hatta kreşlerle birlikte eğitim ağırlıklı müfredat ve programlar oluşturulmalıdır. Bu zorbalık ve şiddet konusunun gelecek yaşam dilimlerinde insanın varacağı yeri belirleyeceğinin eğitimlerle ve çok yoğun uygulama programlarıyla çocuğun hafızasına kazınması gerekmektedir. Olumlu davranış gösterebilme ve bunu bir karaktere dönüştürebilmek için düzenli davranış eğitimleri verilmelidir. Bu şekilde başlanılan bir eğitim sürecinin meyveleri o çocukların yetiştikten ve ebeveyn olduktan sonra yetiştireceği çocuklarda görülecektir.
Ayrıca Bayrağımıza uzanan her el, bu milletin var olma hakkına uzanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Türk milletinin tarihsel mücadelesine ve egemenlik iradesine yönelmiş açık bir saldırıdır.
Türk Bayrağı yalnızca kırmızı bir bez parçası değildir.
O bayrak; Sakarya’da, Dumlupınar’da, Güneydoğu’nun dağlarında, sınır boylarında, cephede ve siperde kanla, canla ve dirençle yükselmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bir ulus-devlettir ve bu gerçek tartışmaya kapalıdır. Bayrak, bağımsızlılığımızın en önemli sembolüdür.Kınıyoruz.
Sevgiyle, dostçakalın..