Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Chp Denizli Milletvekili

Tavas Barış Gazetesi - Chp Denizli Milletvekili haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Chp Denizli Milletvekili haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Arpacı’dan ‘Vergi Torbası’çıkışı Haber

CHP’li Arpacı’dan ‘Vergi Torbası’çıkışı

TBMM Genel Kurulu'nda Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında konuşan CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, “Devlet doymuyor, alınan tüm vergiler, gelirler kara bir delikte yok olup gidiyor. Mehmet Şimşek, sıkı para politikasıyla vatandaşa aslan kesilirken, maliye politikalarında yani kamu israfını önleme noktasında süt dökmüş kediye dönüyor. yandaşa ve uluslararası şirketlere bol keseden dağıtırken harç, ceza ve yeni vergilerle vatandaşın ümüğünü sıkıyorsunuz. Kamu israfının, bütçe açığının, beceriksiz ekonomi politikalarının cezasını halka ödetmeyin” dedi. CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen vergiyle alakalı torba yasa teklifinin neredeyse tüm maddelerinin yurttaşın sırtına yük bindirdiğini belirtti. Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, teklifle kamu kurumlarına ve büyük şirketlere vergi istisnaları getirileceğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Vergi sebep, enflasyon sonuçtur” “İki buçuk senedir burada, ne yazık ki işçinin, emekçinin, öğrencinin, sanayicinin, esnafın hiçbir derdine ilaç olmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi, yine, halkın sırtına ağır bir yük yükleyen vergi, harç ve cezaları artıran bir paketi görüşüyor. Bu torba yasanın hemen hemen tüm maddeleri vatandaşın sırtına yük bindirirken kamuda bazı kurumların ve asıl vergi alınması gereken büyük şirketlerin, organizasyon firmalarının ödeyeceği kurumlar vergisi, gelir vergisi ve KDV'ye istisnalar getiriyor. Yani, yine, yandaş ödüllendirilip vatandaş cezalandırılıyor. Devlet doymuyor; alınan tüm vergiler, gelirler kara bir delikte yok olup gidiyor. Mehmet Şimşek sıkı para politikasıyla vatandaşa aslan kesilirken maliye politikalarında yani kamu israfını önleme noktasında süt dökmüş kediye dönüyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo şunu net biçimde gösteriyor: Vergi sebep, enflasyon sonuçtur. “Bu devlet ne zaman doyacak” Değerli milletvekilleri, hatırlayacaksınız, Meclisin 28'inci Döneminde yapılan ilk düzenlemelerden biri Cumhurbaşkanına mazotta ÖTV'yi artırma yetkisi vermek olmuştu, bu yetki kullanıldı ve mazota 12 ila 15 lira arası ÖTV getirildi. Bugün mazot 60 lira değil de 40-45 lira olsaydı, enflasyon da bugünkü seviyesinde olmayacaktı. Yine, benzer bir şekilde, araçlarda ÖTV oranını değiştirme yetkisi verildi. Sonuç olarak araçların fiyatı bir anda milyonlarca lira arttı. Vergi artışı beklendiği için hem ithalat hızlandı hem de fiyatlar fırladı. Temel ihtiyaçlardaki KDV yükü de aynı şekilde vatandaşın hayatını pahalılaştırdı. Araç alırken ÖTV ödüyorsunuz, KDV ödüyorsunuz, sonra motorlu taşıtlar vergisi ödüyorsunuz, şimdi de alım satımda yeni harçlar getiriyorsunuz. Bir kuzudan kaç post çıkacak sayın milletvekilleri? Bu devlet ne zaman doyacak? “Alan, satan yandaş olunca aklınıza fahiş fiyatla mücadele etmek gelmiyor” Enflasyonla mücadelede en başarısız olduğumuz noktalardan bir tanesi kira meselesi. Bugün bu torbada ne yazık ki 47 bin TL'ye kadar olan kira gelirlerindeki istisnayı kaldırıyorsunuz yani kiraları biraz daha artıracak bir adım atıyorsunuz. UEFA organizasyonları için KDV, gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti getirirken emlakçı, diş hekimi, sarraf ve galericiye yeni harçlar yüklüyorsunuz. Üstelik büyükşehir ve il ayırımında 2 kat harç uygulaması bir adaletsizliği de getiriyor. Bugün mesela Denizli Çardak ilçesindeki bir esnaf on beş dakika mesafedeki Dazkırı'daki bir esnafa göre 2 katı fazla harç ödemek zorunda kalacak; bu, adil değil. Peki, bu harçlar neden getiriliyor? Vergi vermediğini düşündüğünüz bir kesimi denetleyemediğiniz için bu harçları getiriyorsunuz. Yani kayıt dışıyla mücadele edemediğiniz için kurunun yanında yaşı da yakıyorsunuz, herkesi harca tabi tutuyorsunuz. ‘Fahiş fiyatla mücadele.’ adı altında Türk üreticisini, esnafını, çiftçisini suçlarken bu ülkede 3,5 dolara yani 150 TL'ye ithal edilen et 700-800 TL'ye satılıyor. Alan satan yandaş olunca aklınıza fahiş fiyatla mücadele etmek gelmiyor. Çiftçimiz, üreticimiz emeğiyle, alın teriyle hasadını kaldırıyor ‘fiyatı dengelemek’ adı altında gümrük vergisi muafiyetleriyle tonlarca ürünü dışarıdan getiriyorsunuz. “Söz verdiler, çivi bile çakmadılar. Ülke olarak gülünç duruma düştük” Bu torba yasanın etki analizinde görüyoruz, her maddede 1 milyarlık, 2 milyarlık ek gelir hedefi var. Toplamda belki 30-40 milyar lira bir ek gelir olacak fakat mesela BYD firmasına 1 milyar dolarlık yatırım yapması, fabrika yapması için verdiğimiz vergi muafiyeti sayesinde kazancı 12 milyar TL civarında; bu yetmiyor, TOGG'u korumak için fiyatı belki 300-400 bin TL daha yukarıda bir fiyata sattırıyorsunuz, oradan da 14-15 milyar TL gelir elde ediyor. Üstelik daha tek bir çivi çakmadı, yatırım yapmadı. Ülke olarak gülünç duruma düştük. Yani sözün özü: Siz yandaşa ve uluslararası şirketlere bol keseden dağıtırken harç, ceza ve yeni vergilerle vatandaşın ümüğünü sıkıyorsunuz. “Kamu israfının, bütçe açığının, beceriksiz ekonomi politikalarının cezasını halka ödetmeyin” Türkiye ekonomisinin bugün en önemli problemi yüksek enflasyon ve düşen satın alma gücüdür. Asgari ücret bir çalışan için 22 bin lira, işveren için 31 bin liradır; aradaki 9 bin liralık fark vergidir. Bir çalışan zaten eline geçen paranın yarısını dolaylı vergilerle devlete ödemektedir. Bu 9 bin liralık farkın büyük bir kısmını çalışanının cebine aktarmalıyız. Bu sayede hem satın alma gücünü artırırız hem de işverenin maliyetini daha fazla artırmayacağımız için enflasyon tetiklenmez. Kamu israfının, bütçe açığının, beceriksiz ekonomi politikalarının cezasını halka ödetmeyin. Vatandaşımız, Meclisimizden, yapısal reformlar ve maliye politikaları getirilmesini yani kamu israfının bitmesini beklemektedir.”

CHP’li Arpacı, “Bugün önlem almazsanız üç-beş ay içinde 100 bin kişi daha işsiz kalacak” Haber

CHP’li Arpacı, “Bugün önlem almazsanız üç-beş ay içinde 100 bin kişi daha işsiz kalacak”

CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 2026 bütçesinin görüşüldüğü Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, “Tekstil sektöründe üç yılda ihracat yüzde 30 düştü, 10 bin firma kapandı, 360 bin kişi işsiz kaldı. Bu kayıptan siz sorumlusunuz. Bugün bir umut olmazsanız üç-beş ay içinde inanın istihdam kaybı 100 binleri daha bulur, kapanan iş yeri sayısı daha da artar” dedi. Plan ve Bütçe Komisyonu, dün (4 Kasım) AK Parti Samsun Milletevkili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın 2026 bütçesi ve kesin hesabı görüşüldü. Komisyonda konuşan CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, “Sanayici, emekli, çiftçi ve asgari ücretli aynı potada eziliyor; sanayi her yıl daha kötüye gidiyor” dedi. Arpacı, “Sanayici kandırılmıştır, ‘üretim, istihdam, ihracat artacak’ diyenler sözünü tutmadı” sözleriyle Bakanlığı eleştirdi. Arpacı, “Tekstil sektöründe üç yılda 10 bin firma kapandı, 360 bin 757 kişi işsiz kaldı, ihracat yüzde 30 düştü” diyerek çöküşü rakamlarla ortaya koyarken, “Bugün bir şey yapılmazsa istihdam kaybı üç-beş ay içinde 100 bini daha aşacak” uyarısında bulundu. Sanayi politikalarının ülkeyi ithalata bağımlı hale getirdiğini belirten Arpacı, “Sanayiyi kaybedersek bir daha geri getiremeyiz” dedi. Konuşmasının sonunda Denizli Çivril’deki Organize Sanayi Bölgesi sözünü hatırlatan Arpacı, “Çivril’de belediye el değiştirince verilen sözler unutuldu, OSB projesi rafa kaldırıldı” ifadelerini kullandı. Ekonominin en güçlü kası olması gereken sanayi üretimi her yıl daha kötüye gidiyor “Sayın Bakanım, geçen gün ekonomi gazetelerinde bir yazarın ‘Bu dönemde emekli, çiftçi, sanayici ve asgari ücretli çok zor durumda’ sözleri oldukça ilgimi çekti” diyen Arpacı, konuşmasını şöyle sürdürdü “Siz de bu bileşenlerden sanayicinin, sanayinin başındaki sorumlu insan olarak ne hissediyorsunuz, çok merak ediyorum. Nasıl oldu da bu 4 bileşen, bu temel 4 bileşen bir potaya girdi ve bir potada özellikle sanayici eridi gitti? Ekonominin en güçlü kası olması gereken sanayi üretimi her yıl daha kötüye gidiyor. İstihdam sanayiden hizmete kayıyor, ihracat düşüyor ve siz bize sunumunuzda teknoloji üzerinden tozpembe bir tablo çiziyorsunuz. Teknoloji tabii ki önemli ama Bakanlığınızın adı Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Teknolojiden bu kadar bahsederken ne yazık ki imalat sanayisinden çok az bir kısımda bahsetmişsiniz. Bu ekonomik tabloda sanayiciyi gerçekten koruyan ve haklarını savunan başarılı bir Bakan olduğunuzu düşünüyor musunuz? Ben çok merak ediyorum. Sanayici ‘üretim, istihdam, yatırım ve ihracatı artıracağız’ diyenler tarafından kandırılmıştır Üç senedir ısrarla söylüyoruz: Covid dönemi sonrası bir fırsat kaçmıştır, dengeler altüst oldu, kamu kaynakları doğru zamanda doğru yere verimli harcanmamış ve bunun sonucunda bugün sanayici yüksek maliyet ve kur baskısı yüzünden pazarını kaybetmiş, finansa ve ara mala erişemeyen, öz sermayesi, cirosu, istihdamı, üretimi kaybetme noktasına gelmiştir. Sanayici kandırılmıştır, ‘Üretim, istihdam, yatırım ve ihracatı artıracağız. Çin modeli üretime, yeni Türkiye ekonomisine geçiyoruz’ diyenler tarafından kandırılmıştır. Tekstil sektöründe üç senede 360 bin 757 kişi işsiz kaldı Bugün gelinen noktayı burun kıvırdığınız, verimsiz bulduğunuz, katma değer yaratamadığını düşündüğünüz, ‘Marka olamamış’ dediğiniz, dövize bağımlı sandığınız yanlış yatırım yapan, plansız büyüyen tekstil sektöründen örneklerle göstereyim. Bakalım, hâlâ övünebilecek misiniz Sayın Bakanım? 2022 Aralık ayı tekstil, hazır giyim ve deri sektöründe faaliyet gösteren firma sayısı yaklaşık 71 bin 959; bugün 62 bin civarında. Kapanan firma sayısı 10 bin, kayıp yüzde 13,5. Aralık 2022, tam da nas politikalarının başladığı, ihracata doyamadığımız, en büyük sıkıntımızın kapasite sorunu olduğu o aylar 2022 Ağustos-Aralık, istihdam 1 milyon 304 bin 927; bugün 944 bin. İşten çıkarılan kişi sayısı 360 bin 757, kayıp yüzde 27,5 sadece üç senede. Tekstil sektöründe üç senede ihracat kaybıyüzde 30 Şimdi, verilen teşvikle, 2 bin 500 liralık verdiğiniz teşvikle sunumunuzda 22 bin istihdam artışıyla övündünüz, yazmışsınız, fakat üç senede sanayideki toplam kayıp, istihdam kaybı 560 bin. O gün dünyanın 6'ncı büyük ihracatçısı, toplam pazarın 3,7'si Türkiye, bugün Avrupa Birliğine ihracatımızda son iki yılda değer kaybı yüzde 6,5; miktar kaybı 3,3. Bakın, Avrupa Birliği pazarındaki Uzak Doğulu rakiplerimiz ihracatını yüzde 4,3 oranında değer değişiminde, miktar değişiminde ise yüzde 13,2'lik artırmış yani Uzak Doğulu rakiplerimiz Avrupa Birliğine yüzde 10,1, yüzde 10 diyelim, artış yakalamışlar. Yani ‘Dünyada talep daraldı, resesyon var, bu düşüşün sebebi dış mihraklar...’ falan değil Sayın Bakanım. Avrupa bizden almadığı malı gitti, başka yerden buldu, aldı. Biz pazarımızı kaybettik, onlar daha büyük pazarlara ulaştı; biz kaybettik, onlar kazandı. Sadece hazır giyim ve konfeksiyon sektöründe 2022 Ocak-Ekim ihracatımız 17 milyar 873 milyon, 2025 Ocak-Eylül ihracatı 12 milyar 712 milyon TL'ye geriledi. Üç senede yüzde 30 ihracat kaybı. Sakın ‘İhracat Ticaret Bakanlığının işi’ demeyin, o, gümrüklerden sorumlu, ihracatı sanayici yapıyor, sorumluluk sizde, bu kayıptan siz sorumlusunuz. Umut olmazsa üç-beş ay içinde istihdam kaybı 100 binleri daha bulur Şimdi, Çin modeli Türkiye ekonomisini size anlattım.Bu üç sektörde de üretim ve ihracat yapan sanayici kan ağlamaktadır Sayın Bakan. Siz bu tabloda kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz? Sektör bu duruma gelirken siz ne yaptınız? 2 bin 500 TL KOBİ'lere istihdam desteği sağladınız, sağladınız da şartlarını çok ağır koydunuz, bunu size geçen sene ifade etmiştim. Birçok firma da zaten bu teşvikten yararlanamadı, bir ay yararlansa üç ay yararlanamadı çünkü zaten çalışma saatlerini burada baz aldınız, çalışma saatlerinin düşmemesini baz aldınız. İyi de kapasite her gün düşüyor, PMI düşüyor, üretim azalıyor. Zaten üretimini devam ettirebilen işletmede sorun yok ki devam ettiremeyen işletmelere vermeniz gerekiyordu. Dolayısıyla, birçok firma da kullanamadı. Bir de ölçek belirlediniz, sadece KOBİ'lere verdiniz. O gün de söylemiştim, ölçek belirtmeksizin sektördeki büyük firmaları da dâhil ederek verin çünkü tekstil sektöründe büyük siparişleri büyük firmalar alır ve fasonlarına, KOBİ'lere dağıtır. Dolayısıyla, büyük şirketlerin sipariş alması önemlidir. Alamadıkları için de pazarlarını kaptırmamak için bugün o teşvik vermediğiniz büyük şirketler Mısır'a gidiyorlar üretimlerini sürdürebilmek için. Küçük şirketler ne yazık ki kapanıp gidiyorlar Sayın Bakanım. Bakın, çok kritik bir noktadayız. Biz 2026'yı kaybettik, 2026 ilkbahar, yaz, sonbahar, kış koleksiyonlarının siparişleri gitti. Bugün bir şey yaparsanız, bugün bir teşvik çıkartırsanız, bugün döviz dönüşüm desteğini artırırsanız, bugün tekstil üreticisine umut olursanız 2027 ilkbahar, yaz koleksiyonlarını yakalarız. Anlatabiliyor muyum? Bizim bir senemiz kayıp. Dolayısıyla, bugün bir umut olmazsanız üç-beş ay içinde inanın istihdam kaybı 100 binleri daha bulur, kapanan iş yeri sayısı daha da artar Sayın Bakanım. Birçok işletmenin ocak, şubat aylarında siparişi yok, kasım, aralık aylarında ne yazık ki istihdamı azaltmak, makinaları kapatmak üzere şu an hazırlık yapıyorlar. Tekstili gözden çıkardıysanız yavaş bir dönüşüm planlamanız gerekiyordu Şimdi, savunma sanayii ve yüksek teknoloji tabii ki çok önemli fakat bu alanda gelişmek için tekstilden bir anda vazgeçmek de gerekmiyor. Tekstili gözden çıkardıysanız sektörden yavaş yavaş çıkıp bir dönüşümü planlamanız gerekiyordu. Ayrıca, şunu da belirteyim: Sunumunuzda 2025'in ilk dokuz ayında yüksek teknoloji ürünlerde ihracatta yüzde 12,7; orta teknolojide de yüzde 9,9 artış olduğunu söylemiştiniz. Haklısınız fakat aynı dönemde 2024'teki düşüş yüzde 20'dir yani aslında bu düşüşü yerine bile koyamamışız, bir düzeltme hareketi olmuş, iyi de olmuş. İhtiyaç duyduğumuz döviz ülkemize gelsin diye tefeci faizi veriyoruz Şimdi, artık konu sadece tekstil değil Sayın Bakanım. Adnan Polat, biliyorsunuz, duydunuz mu, bir açıklama yaptı, dedi ki: ‘Sanayi bittikten sonra enflasyon düşse ne olur, faiz yüzde 0 olsa ne olur’ Yukarıda bahsettiklerimi üç senedir söylüyorum, eğer bir şeyler yapmazsanız bugün tekstilin başına gelenler imalat sektörü ve Türk sanayisini vuracaktır, Türkiye üretemez hâle gelecek, ithalata bağımlı hâle gelecektir. Bugün ihtiyaç duyduğumuz döviz ülkemize gelsin diye tefeci faizi veriyoruz. Dolar bazında yüzde 25; yüzde 30 faiz veriyoruz dünyada başka yerde örneği yok. Dolayısıyla, bu sanayi kültürünü kaybedersek, iş işten geçerse inanın bir daha başa getiremezsiniz. Çivril’de belediyeyi CHP kazanınca verilen sözler unutuldu Son olarak Sayın Bakanım, Denizli'de Çivril ilçemizde seçimden önce verdiğiniz sözlere değinmek istiyorum. Belediyeyi kaybedince unuttuğunuz, çeşitli bahanelerle kulak arkası ettiğiniz Çivril Organize Sanayi Bölgemiz. Ne yazık ki seçimden sonra Çivrillihemşehrilerimizi cezalandırıyorsunuz. Bakın, seçimden önce milletvekilleriniz gittiler, orada fotoğraf çekildiler, müjdelediler, ‘Hayırlı olsun’ dediler fakat belediye gitti, organize sanayi bölgesi birden tarım alanı oldu, şu anda Tarım Bakanından izin bekleniyor. Bakın, orada bir sermaye birikti, orada bir kamulaştırma yapıldı. Bu yanlıştan bir an önce dönün; Çivril’de organize sanayi bölgesinin önünü açın, Tarım Bakanına bir telefonunuza bakar. O alan zaten sizin izninizle bu şeye geldi ve heyet oluştu, başkanlık oluştu.Bu sözünüzü yerine getirmenizi bekliyorum.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.