Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ithalat

Tavas Barış Gazetesi - Ithalat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ithalat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CHP’li Arpacı’dan ‘Vergi Torbası’çıkışı Haber

CHP’li Arpacı’dan ‘Vergi Torbası’çıkışı

TBMM Genel Kurulu'nda Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi hakkında konuşan CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, “Devlet doymuyor, alınan tüm vergiler, gelirler kara bir delikte yok olup gidiyor. Mehmet Şimşek, sıkı para politikasıyla vatandaşa aslan kesilirken, maliye politikalarında yani kamu israfını önleme noktasında süt dökmüş kediye dönüyor. yandaşa ve uluslararası şirketlere bol keseden dağıtırken harç, ceza ve yeni vergilerle vatandaşın ümüğünü sıkıyorsunuz. Kamu israfının, bütçe açığının, beceriksiz ekonomi politikalarının cezasını halka ödetmeyin” dedi. CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen vergiyle alakalı torba yasa teklifinin neredeyse tüm maddelerinin yurttaşın sırtına yük bindirdiğini belirtti. Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, teklifle kamu kurumlarına ve büyük şirketlere vergi istisnaları getirileceğini vurgulayarak şöyle konuştu: “Vergi sebep, enflasyon sonuçtur” “İki buçuk senedir burada, ne yazık ki işçinin, emekçinin, öğrencinin, sanayicinin, esnafın hiçbir derdine ilaç olmayan Türkiye Büyük Millet Meclisi, yine, halkın sırtına ağır bir yük yükleyen vergi, harç ve cezaları artıran bir paketi görüşüyor. Bu torba yasanın hemen hemen tüm maddeleri vatandaşın sırtına yük bindirirken kamuda bazı kurumların ve asıl vergi alınması gereken büyük şirketlerin, organizasyon firmalarının ödeyeceği kurumlar vergisi, gelir vergisi ve KDV'ye istisnalar getiriyor. Yani, yine, yandaş ödüllendirilip vatandaş cezalandırılıyor. Devlet doymuyor; alınan tüm vergiler, gelirler kara bir delikte yok olup gidiyor. Mehmet Şimşek sıkı para politikasıyla vatandaşa aslan kesilirken maliye politikalarında yani kamu israfını önleme noktasında süt dökmüş kediye dönüyor. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo şunu net biçimde gösteriyor: Vergi sebep, enflasyon sonuçtur. “Bu devlet ne zaman doyacak” Değerli milletvekilleri, hatırlayacaksınız, Meclisin 28'inci Döneminde yapılan ilk düzenlemelerden biri Cumhurbaşkanına mazotta ÖTV'yi artırma yetkisi vermek olmuştu, bu yetki kullanıldı ve mazota 12 ila 15 lira arası ÖTV getirildi. Bugün mazot 60 lira değil de 40-45 lira olsaydı, enflasyon da bugünkü seviyesinde olmayacaktı. Yine, benzer bir şekilde, araçlarda ÖTV oranını değiştirme yetkisi verildi. Sonuç olarak araçların fiyatı bir anda milyonlarca lira arttı. Vergi artışı beklendiği için hem ithalat hızlandı hem de fiyatlar fırladı. Temel ihtiyaçlardaki KDV yükü de aynı şekilde vatandaşın hayatını pahalılaştırdı. Araç alırken ÖTV ödüyorsunuz, KDV ödüyorsunuz, sonra motorlu taşıtlar vergisi ödüyorsunuz, şimdi de alım satımda yeni harçlar getiriyorsunuz. Bir kuzudan kaç post çıkacak sayın milletvekilleri? Bu devlet ne zaman doyacak? “Alan, satan yandaş olunca aklınıza fahiş fiyatla mücadele etmek gelmiyor” Enflasyonla mücadelede en başarısız olduğumuz noktalardan bir tanesi kira meselesi. Bugün bu torbada ne yazık ki 47 bin TL'ye kadar olan kira gelirlerindeki istisnayı kaldırıyorsunuz yani kiraları biraz daha artıracak bir adım atıyorsunuz. UEFA organizasyonları için KDV, gelir ve kurumlar vergisi muafiyeti getirirken emlakçı, diş hekimi, sarraf ve galericiye yeni harçlar yüklüyorsunuz. Üstelik büyükşehir ve il ayırımında 2 kat harç uygulaması bir adaletsizliği de getiriyor. Bugün mesela Denizli Çardak ilçesindeki bir esnaf on beş dakika mesafedeki Dazkırı'daki bir esnafa göre 2 katı fazla harç ödemek zorunda kalacak; bu, adil değil. Peki, bu harçlar neden getiriliyor? Vergi vermediğini düşündüğünüz bir kesimi denetleyemediğiniz için bu harçları getiriyorsunuz. Yani kayıt dışıyla mücadele edemediğiniz için kurunun yanında yaşı da yakıyorsunuz, herkesi harca tabi tutuyorsunuz. ‘Fahiş fiyatla mücadele.’ adı altında Türk üreticisini, esnafını, çiftçisini suçlarken bu ülkede 3,5 dolara yani 150 TL'ye ithal edilen et 700-800 TL'ye satılıyor. Alan satan yandaş olunca aklınıza fahiş fiyatla mücadele etmek gelmiyor. Çiftçimiz, üreticimiz emeğiyle, alın teriyle hasadını kaldırıyor ‘fiyatı dengelemek’ adı altında gümrük vergisi muafiyetleriyle tonlarca ürünü dışarıdan getiriyorsunuz. “Söz verdiler, çivi bile çakmadılar. Ülke olarak gülünç duruma düştük” Bu torba yasanın etki analizinde görüyoruz, her maddede 1 milyarlık, 2 milyarlık ek gelir hedefi var. Toplamda belki 30-40 milyar lira bir ek gelir olacak fakat mesela BYD firmasına 1 milyar dolarlık yatırım yapması, fabrika yapması için verdiğimiz vergi muafiyeti sayesinde kazancı 12 milyar TL civarında; bu yetmiyor, TOGG'u korumak için fiyatı belki 300-400 bin TL daha yukarıda bir fiyata sattırıyorsunuz, oradan da 14-15 milyar TL gelir elde ediyor. Üstelik daha tek bir çivi çakmadı, yatırım yapmadı. Ülke olarak gülünç duruma düştük. Yani sözün özü: Siz yandaşa ve uluslararası şirketlere bol keseden dağıtırken harç, ceza ve yeni vergilerle vatandaşın ümüğünü sıkıyorsunuz. “Kamu israfının, bütçe açığının, beceriksiz ekonomi politikalarının cezasını halka ödetmeyin” Türkiye ekonomisinin bugün en önemli problemi yüksek enflasyon ve düşen satın alma gücüdür. Asgari ücret bir çalışan için 22 bin lira, işveren için 31 bin liradır; aradaki 9 bin liralık fark vergidir. Bir çalışan zaten eline geçen paranın yarısını dolaylı vergilerle devlete ödemektedir. Bu 9 bin liralık farkın büyük bir kısmını çalışanının cebine aktarmalıyız. Bu sayede hem satın alma gücünü artırırız hem de işverenin maliyetini daha fazla artırmayacağımız için enflasyon tetiklenmez. Kamu israfının, bütçe açığının, beceriksiz ekonomi politikalarının cezasını halka ödetmeyin. Vatandaşımız, Meclisimizden, yapısal reformlar ve maliye politikaları getirilmesini yani kamu israfının bitmesini beklemektedir.”

DTO, Kazakistan’ın İzmir Başkonsolosunu ağırladı Haber

DTO, Kazakistan’ın İzmir Başkonsolosunu ağırladı

Denizli Ticaret Odası’nı (DTO) ziyaret eden Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, DTO’ya üye iş insanlarıyla bir araya geldi; ülkesindeki yatırım imkânlarını tanıttı. DTO Başkan Yardımcısı Hasan Aracı da konuğuna Denizli, sektörleri ve iş birliği imkanlarını anlattı. DTO’da Denizlili iş insanları ile buluşan Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev’e Kazakistan Cumhuriyeti’nin Denizli Fahri Konsolosu Okan Oğuz ve başkonsolosluk görevlileri eşlik etti. Akatayev ile beraberindeki resmi heyeti, DTO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Aracı kendisine eşlik eden DTO yönetim kurulu ve meclis üyeleri ile ağırladı. DTO’nun medikal, kablo, makine, inşaat, eğitim, sağlık, lojistik ve gıda sektörlerinde faaliyet gösteren üyelerinin de katılımıyla, Türkiye ile Kazakistan Cumhuriyeti Arasındaki İş Birliği ve Ticareti Geliştirme Toplantısı yapıldı. Başkan Yardımcısı Aracı, Denizli’yi ve yatırım imkanlarını tanıttı DTO Başkan Yardımcısı Hasan Aracı, başta yatırım imkanları olmak üzere Denizli’yi, sektörlerini ve odalarını tanıttı. Konukları da toplantıya katılanların sorularını yanıtladı. Konuşmasının başında konuklarına kendilerini Denizli’de görmekten duydukları memnuniyeti ileten Aracı, Türkiye’de, Kazak ortaklı 776 firma bulunduğunu ve bunların 2’sinin Denizli Ticaret Odası’nın üyesi olduğunu açıkladı. Yeni yatırımlar ve ticari iş birlikleriyle, bunu daha da artırmak istediklerini de vurguladı. Konuşmasında ayrıca iki ülke arasındaki ticaret hacmini de gözler önüne serdi. Aracı, "Ülkemizin Kazakistan Cumhuriyeti’ne ihracatı, 2023’te 2 milyar 960 milyon 336 bin 812 dolardı. Geçen yıl, yüzde 12 artarak 3 milyar 315 milyon 526 bin 768 dolar oldu. Bu yıl ocak-ekim arasındaki 10 aylık dönemdeki ihracatımız ise 1 milyar 447 milyon 907 bin 20 dolar. Geçen yıl aynı dönemde 1 milyar 448 milyon 652 bin 100 dolardı; bu yıl binde 1 oranında küçük bir azalma yaşandı. İthalatımız ise 2023’te 3 milyar 501 milyon 132 bin 450 dolar iken geçen yıl yüzde 3,3 azalarak 3 milyar 385 milyon 643 bin 534 dolara indi. Geçen yıl Ocak-eylül arasındaki 9 aylık dönemdeki ithalatımız ise geçen yıl 2 milyar 573 milyon 333 bin 867 dolardı. Bu yıl aynı dönemde 3 milyar 253 milyon 303 bin 188 dolar oldu; yüzde 26,4 arttı. Kazakistan Cumhuriyeti’ne yönelik ihracat kalemlerimizde makine, mekanik cihazlar ve aletler, elektrikli makine ve cihazlar, giyim eşyası ile motorlu kara taşıtları, ilk sıralarda geliyor. Kazakistan Cumhuriyeti’nden en çok ithalat yaptığımız sektörler ise sırası ile bakır ve bakırdan eşya, mineral yakıtlar ve yağlar, alüminyum ve alüminyumdan eşya, demir-çelik ile sebzeler ve bazı kök yumrular. Denizli’den Kazakistan Cumhuriyeti’ne ihracatımız, 2023’te yaklaşık 13 milyon 927 bin 272 dolar idi. Geçen yıl, yüzde 17,1’lik bir artışla 16 milyon 309 bin 202 dolara ulaştı. Bu yılın ocak-ekim dönemindeki 10 ayda ise 5 milyon 946 bin 470 dolar oldu. Geçen yıl aynı dönemde 8 milyon 233 bin 120 dolardı; yüzde 27,8 azaldı. Kazakistan Cumhuriyeti’nden ithalatımız da 2023’te 194 milyon 835 bin 62 dolardı. Geçen yıl 200 milyon 135 bin 704 dolara çıktı. Bu yılın ilk 9 ayında ise 161 milyon 245 bin 774 dolara ulaştı. Geçen yıl aynı dönemde 152 milyon 32 bin 977 dolardı; yüzde 6,06 arttı. Bugün işte bu ticareti artırmanın yollarını aramak ve birbirimizi daha iyi tanımak için toplandık. Toplantımızın, iş birliğimizin ve kardeşliğimizin güçlenmesine vesile olmasını diliyorum" dedi. Akatayev, "Denizli, sıcak kalpli insanlarla şanslı bir yer" Aracı’dan sonra Kazakistan Cumhuriyeti’nin İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, kendilerini samimi ve sıcak karşılayan Denizli Ticaret Odası’na teşekkür etti. Akatayev, "Burası sıcak kalpli, yardımsever ve misafirperver insanlarla dolu, şanslı bir bölge. Denizli’de görev yapan Fahri Konsolosumuz Okan Oğuz sayesinde iş birliğimiz daha hızlı ve kolay ilerlemektedir. Hangi konu olursa olsun İzmir'deki Kazakistan Başkonsolosluğu’nda da sizleri ağırlamak için hazırız" dedi. Oğuz, "Kazakistan’da ham madde, Denizli’de ise sanayi kültürü var" Kazakistan Cumhuriyeti’nin Denizli Fahri Konsolosu Okan Oğuz da Kazakistan'ın iş potansiyelinden Türk iş adamlarının özellikle de Denizlili iş insanlarının faydalanması gerektiğini ifade etti. Oğuz, "Kazakistan'da ham madde kaynağı var; Denizli'de de sanayicilik kültürü. Orta Asya'nın yüzde 70’ine tekabül eden Kazakistan ekonomisini incelemenizi ve ticari imkanlarından faydalanmanızı öneririm" diye konuştu. Konuşmaların sonrasında katılımcılar, konuklara Kazakistan’daki yatırım fırsatlarına dair merak ettikleri konulardaki sorularını yöneltti.

“Plansız kazanç günü, planlı üretim geleceği kurtarır!” Haber

“Plansız kazanç günü, planlı üretim geleceği kurtarır!”

Vatan Partisi İl Yönetim Kurulu üyesi ve Kitle Örgütleri, Sanayici ve İş İnsanları Bürosu Başkanı Ali Korkmazcan yaptığı açıklama ile “Parti olarak son yıllarda yaşadığımız sektörel bazda firma ve istihdam kayıplarımızın önüne geçmek amacıyla fikirlerimizi kamuoyuyla paylaşma ihtiyacı duymaktayız dedi.” Son günlerde iş dünyamızın önemli isimlerinin ve kuruluşlarının peş peşe yaptıkları açıklamalar üretim sektöründe yaşanan sıkıntıları ve iş kaybını, firmalarımızın başka ülkelere tesislerini taşımalarını, kapanan firma sayısındaki artışı ve istihdam kaybımızı gözler önüne sermiştir diyen Korkmazcan yüksek faiz ile enflasyonu dengeleme çabası finansmana erişimi zorlaştırdığını, ham madde ve yarı mamullerde dışa bağımlılığın fazla olmasının birçok sektörün üretim maliyetlerini bir hayli tırmandırdığını belirtti. Ali Korkmazcan sözlerini şöyle sürdürdü: “Enerji ve çalışan maliyetlerindeki kur politikası ve enflasyon kaynaklı hızlı yükseliş ise dünya ile rekabet şansını giderek azaltmaktadır. Çalışanlarımız aldığı maaşla geçinemez halde, işverenlerimiz ise çalışan giderlerini eklediğinde ekmek teknesini döndüremez haldedir. Bu durum işçi azaltmalarına, kaliteli çalışan eksiltmelerine ve uzun vadeli büyük problemlere yol açmaktadır. Sistemdeki çarpık düzen çalışana da işverene de fayda sağlamamakta ve sadece günü kurtarmaktadır. Hazır giyim sektöründen örnek vermek gerekirse; sektör temsilcileri ‘’Asya ve Mısır gibi ülkelerdeki rakiplerimizle maliyet farkımız %60-65 düzeylerine ulaştı’’ diyerek tehlikeyi gözler önüne sermekte, sektörde duayen kabul edilen firmaların ‘’6 ay sonra üretim durabilir’’ açıklamaları ise ülkemiz ve sektörümüz açısından acil önlem alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu duruma bir günde gelmedik. Doğru adımlarla hızlı bir şekilde çözmek ise mümkündür. Fakat devlet aklı ve sanayici girişkenliğiyle uzun vadeli planlama yaparak içinden çıkmak durumundayız. ÜRETİCİLERİ VE UZMAN ÇALIŞANLARIMIZI KORUMALIYIZ! En liberal görünen ülkeler dahi üretimi kendi ülkelerine çekmek için çeşitli önlemlerle devletin zor gücünü kullanırken, Türkiye’nin gidene ‘’Güle güle’’ politikası derhal terk edilmeli ve üretime dönük faaliyet gösteren firmalarımızı koruyucu önlemler alınması gerekmektedir. Çünkü bu durum hem firma ve ekonomik kayba hem de alanında uzmanlaşmış iş gücü kaybına neden olmakta ve uzun vadeli daha büyük sorunlara yol açmaktadır. Başlıca önerilerimizi sıralamak gerekirse; Sorun sadece üretimi desteklemekle ilgili değildir. Katma değerli üretim stratejisi konusunda da devlet aklıyla sanayici girişkenliğini birleştiren çözümler üretmektedir. Üretimi desteklemek katma değerli üretim stratejileri belirlemeyle olacaktır. Mesela son yıllarda hazır giyim sanayimiz üretim tesislerini Mısır’a taşımaktadır. Son 3 yılda tekstil sektöründe 7000’in üzerinde firma kapanmış, 250 bin civarında çalışanımız işsiz kalmıştır. Ayrıca 300’ün üzerinde firma başka ülkelere tesislerini taşımıştır. Bunun bir nedeni enerji ve çalışan maliyetlerinin ilgili ülkede ucuz olmasıdır. Fakat diğer nedeni de hazır giyim sektörümüzde marka sayısının azlığı, dünya markalarına fason üretim sayısının çok olmasıdır. Devlet planlaması da eksik kalınca sektör giderek kan kaybetmektedir. Sektörlerimizin bir diğer problemi ise yarı mamul ve ham madde konusunda dışa bağımlılığın fazla olmasıdır. İçeride kur politikası nedeniyle alternatif ürünlerin ham madde ve yarı mamul ithalatları giderek artmakta ve Türkiye’de üretimin kar marjı her geçen gün daralmaktadır. Bu durum da üreticiyi başka formüller aramaya itmektedir. Nitekim bu yılın ilk dokuz ayında ihracatımız %4.1, ithalatımız ise %5.9 artış göstermiştir. Bu verilerde göstermektedir ki dış açık her geçen gün artış göstermekte ve giderek sürdürülebilir olmaktan çıkmaktadır. İthalat ile dışa bağımlılık arttıkça üretim giderek pahalı kalmakta ve rekabet şansı azalmaktadır. YÜKSEK FAİZ = DÜŞÜK ÜRETİM ÇIKMAZINI SONLANDIRMALIYIZ! Ticari kredilerin yıllık %50 civarında faizle verildiği ve buna rağmen finansmana ulaşımın zorlaştığı günlerde sanayicimizin kazancı da yedek akçesi de faize gitmektedir. Bu durum sürdürülebilir bir üretim planı yapmanın önüne geçmekte ve iş dünyasında paniğin artmasına neden olmaktadır. Ülkemiz bir kararın eşiğindedir. Turizm, yeme-içme sektörü gibi hizmet sektörlerinde de tehlike çanları çalmakta, üretim-imalat sanayi gibi sektörler kan kaybetmekte ve çalışan sayısı giderek azalmaktadır. Dolayısıyla çözüm devlet eliyle üreticinin desteklenmesi, Türkiye’de ithal ikamesi yoluyla ithal edilen malların ülke içinde üretimlerin teşvik edilmesi, üretim odaklı finansmana erişimin hem ucuzlatılması hem de kolaylaştırılması gerekmektedir. VATAN PARTİSİ'NİN KAYNAK SORUNU YOKTUR! Değerli vatandaşlarımız, işverenlerimiz, işçilerimiz, Vatan Partisi olarak sunduğumuz önerileri yapacak programa sahibiz. Bizim kaynak bulma korkumuz yoktur. Çünkü kaynak vardır. Bu ülkenin insanlarının alın teriyle kazanılmış 500 milyar doların üzerinde servet yurtdışına çıkarılmıştır. Vatan Partisi iktidarında devlet demir yumruğunu masaya vurarak bu kaynakları yeniden Türkiye’ye getirecek ve üretim ekonomisi modelinin güvencesi olarak kullanılacaktır. Bu paralara el koymayacağız. Bu paraları pasif olmaktan çıkaracak ve ekonomiye kazandıracağız. Paradan para kazanma yöntemleri yerine üretimden para kazanmaya odaklanacağız. Ayrıca bu servetleri yurtdışına kaçıranlar bilmelidir ki kontrol onlarda değil. Küresel piyasa yapıcı aktörlerdedir. ABD-Atlantik sisteminin gidişatı nedeniyle yurtdışına çıkarılan kaynakların bir gecede değersizleşme riski hiç olmadığı kadar yüksektir. Son dönemde finans araçları üzerinde yapılan manipülatif hareketler bir gecede insanların servetini, varını yoğunu sıfırlama tehlikesi yaratmaktadır. Kolay yoldan yüksek paralar kazanma hayaliyle küresel hırsızlara paranızı kaptırmak yerine gelin Türkiye’de alnınızın teriyle, Türk milletinin iradesiyle, çalışkanlığıyla üreterek kazanın diyoruz. Bu konuda Türk iş insanlarının girişkenliğine, iradesine ve çalışkanlığına güvenimiz sonsuzdur. Yaratacakları iş hacmiyle hem istihdama hem de katma değerli üretime çok fayda sağlayacakları aşikârdır. Kaynak vardır. Türk milleti tasarruflu bir millettir. Yaklaşık 500 milyar doların yastık altında tasarruf edildiği çeşitli açıklamalar ve raporlarda yer almaktadır. Bu kaynağı ancak iradesi güçlü bir hükümetle Türkiye’ye yeniden kazandırabiliriz. Üretime, sağlıklı bir ekonomi politikasına olan güveni tazeleyerek yastık altı rezervleri yeniden ekonomiye kazandırabiliriz. Milletimize ve iş dünyamıza çağrımız budur. Vatan Partisi olarak görevlere hazır olduğumuzu bildiriyoruz!”

Denizli - Aydın OSB’leri istişare toplantısı Denizli OSB’de gerçekleşti Haber

Denizli - Aydın OSB’leri istişare toplantısı Denizli OSB’de gerçekleşti

Denizli OSB, Organize Sanayi Bölgeleri Üst Kuruluşu (OSBÜK) Bölge Müdürleri Komisyonu’nun katılımıyla gerçekleştirilen ‘Denizli-Aydın OSB’leri ile İstişare Toplantısı’na ev sahipliği yaptı. Denizli OSB Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa Komisyon Üyesi Bölge Müdürleri, Denizli ve Aydın’dan gelen OSB Müdürleri katıldı. Toplantıya; Bölge Müdürleri Komisyon Başkanı Vahit Türkyılmaz ve Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş öncülük ederken; Komisyon Üyeleri Erdem Düzel, Serhat Şengül ve Ebru Karalar Akdeniz, imar mevzuatları, satın alma usul ve esasları ile atıksu arıtma tesisi uygulamaları konularında sunumlarını gerçekleştirdi. Denizli OSB Bölge Müdürü Ahmet Taş, toplantıda yaptığı konuşmada OSBÜK Bölge Müdürleri Komisyonu’nu Denizli’de ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Yönetim Kurulu adına katılımlarından dolayı tüm Bölge Müdürlerine teşekkür etti. Bölge Müdürü Ahmet Taş, "OSBÜK çatısı altında organize edilen bu tür toplantılar, bölgeler arasında güçlü bir dayanışma ağı kurulmasına vesile oluyor. Bizler de Denizli OSB olarak her zaman iş birliğine, bilgi paylaşımına ve ortak gelişime açık bir anlayışla çalışmalarımıza devam edeceğiz" dedi. "Denizli OSB, ülkemizin üretim gücünü temsil eden örnek bir sanayi bölgesi" Bölge Müdürleri Komisyon Başkanı Vahit Türkyılmaz ise Denizli OSB’nin ev sahipliğinden dolayı teşekkür ederek şu değerlendirmede bulundu: "Denizli Organize Sanayi Bölgemizin çalışmalarını teknik geziler sırasında yerinde inceleme ve Bölge Müdürümüz Sayın Ahmet Taş’ın sunumlarıyla projeler hakkında bilgi edinme imkânı bulduk. Denizli Organize Sanayi Bölgemiz sanayimizin özellikle ithalat ve ihracat anlamında güçlü bir üretim üssü. Son ziyaretimizden bu yana ciddi anlamda değişiklikler olduğunu da gördük. Üretime yönelik her türlü çalışma ve altyapı gerçekleştirilmiş, bu anlamda da başta Yönetim Kurulunuz olmak üzere emeği geçenleri tebrik etmek isterim. Denizli Organize Sanayi Bölgemiz, altyapısından çevre yatırımlarına, mesleki eğitimden dijitalleşmeye kadar birçok alanda öncü nitelikte projelere imza atmış durumda. Yeşil dönüşüm, sürdürülebilir üretim ve enerji verimliliği konularındaki uygulamaları, diğer OSB’ler için model teşkil ediyor. Burada gördüğümüz modern tesisler, düzenli altyapı ve güçlü yönetim anlayışı bizleri gerçekten etkiledi. Denizli OSB, ülkemizin üretim gücünü temsil eden örnek bir sanayi bölgesi olarak bizleri gururlandırıyor. Bölge Müdürleri olarak edindiğimiz deneyimleri paylaşmak, ortak sorunlara çözüm üretmek ve iyi uygulama örneklerini yaygınlaştırmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz bu istişare toplantıları, ülkemizin sanayi altyapısının gelişimine önemli katkı sağlamaktadır." OSBÜK heyeti DOSTEK Koleji ve DOSTEM’in çalışmalarına hayran kaldı Program kapsamında OSBÜK Bölge Müdürleri Komisyonu, Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nin mesleki eğitimde öncü kurumları arasında yer alan DOSTEK Koleji, DOSTEM Mesleki Eğitim Merkezi ve Model Fabrika’da incelemelerde bulundu. Heyet üyeleri, öğrencilerin Teknofest başta olmak üzere ulusal ve uluslararası yarışmalarda elde ettikleri başarıları yerinde görerek, öğretmen ve öğrencileri tebrik etti. OSBÜK heyeti, Denizli OSB’de mesleki eğitimin güçlü bir yapıya sahip olmasının bölge sanayisi için büyük bir avantaj olduğunu belirtti. Ayrıca, DOSTEM Mesleki Eğitim Merkezi’nin bölgede bulunmasının, sanayicilerin nitelikli eleman ihtiyacının karşılanmasına yönelik önemli bir fırsat sunduğunu vurguladılar. Heyet üyeleri, Denizli OSB yönetimini mesleki eğitime verdiği önem, gençleri üretim süreçlerine kazandıran vizyoner yaklaşımı ve örnek eğitim yatırımları nedeniyle tebrik etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.