Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Şeref Arpacı

Tavas Barış Gazetesi - Şeref Arpacı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şeref Arpacı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

YENİ Partili Arpacı: Çocuk Adaletinde Başarı Ceza Vermekle Değil, Suçu Önlemekle Ölçülür Haber

YENİ Partili Arpacı: Çocuk Adaletinde Başarı Ceza Vermekle Değil, Suçu Önlemekle Ölçülür

YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı TBMM Genel Kurulu'nda, Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin birinci maddesi hakkında konuştu. Arpacı, “Devlet çocuğa okuldan koptuğunda ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir” dedi. “Kaybettiğimiz Çocuklarımızın Acısı Hâlâ Kalbimizde” Düzenlemede ateşli silahların saklanmasıyla ilgili 1'inci maddesi üzerine değerlendirmelerde bulunan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı şunları söyledi: “Ahmet Minguzzi, Ata Emre Akman, Atlas Çağlayan, Abdurrahman Balcı, Gülden Coni, Fatih Acacı, Kıvanç Uman, Murat Duha Yıldız, Alperen Ömer Toprak, Hakan Çakır, Eyüp Arıcı ve son olarak da İzmir'de kalbinden bıçaklanan Mehmet; birkaç sene içinde cinayete kurban giden, ülkenin geleceği gençlerimizden sadece birkaçı. Şanlıurfa'da, Kahramanmaraş'ta gerçekleştirilen okul saldırılarında kaybettiğimiz çocuklarımızın acısı hâlâ kalbimizde, en derinliklerinde. Hepsinin acısı çok taze, üzerinden yıllar da geçse unutamayacağımız pırıl pırıl, bir hiç uğruna kaybettiğimiz gençlerimiz. “Geleceğimiz Gidiyor Ve Giden Geri Gelmiyor, Ülkeyi Bu Hâle Siz Getirdiniz” 2025'te mağdur olan çocuk sayısı tam 268 bin. Bu çocukların yüzde 60'ı yaralanma suçundan mağdur, belki de ölmekten kıl payı kurtuldular. Korkunç bir rakam, korkunç. Bir senede suç işleyen çocuğumuzun, gencimizin sayısı 200 bin. Belki bir suç örgütünün elinde, belki kötü yaşam koşulları, berbat eğitim sistemimiz, ekonomik zorluklar ya da ruhsal problemleri yüzünden suç işlemiş yüz binlerce çocuğumuz var. Biz bu ülkede nasıl yaşayacağız? Hangi aile sokak güvenliği olmadığı bir ülkede evladını başka bir şehirde eğitim almaya gönderebilecek? Birçok aile çocukları hayal ettiği okulu kazandığı hâlde özellikle büyükşehirlerde okumasını istemiyor. Çocuklarımızı nasıl bir geleceğe hazırlıyoruz? Allah aşkına, kim bu ülkede yaşamak istiyor? Türkiye'den dünyaya ilk önce doktorlarımızı, mühendislerimizi, yetişmiş insan gücümüzü gönderdik. Üniversiteden mezun olan gençlerimizin tek hayali Avrupa'da çalışmak ve artık en sonunda liseden mezun olan çocuklarımız bile yurt dışında üniversite eğitimi almak istiyorlar. Bütün gençler bir fırsatını bulup ülkeyi terk etmek istiyor, farkında mısınız? Geleceğimiz gidiyor ve giden geri gelmiyor. Yirmi yılda ülkeyi derin yoksulluğa sürükleyen, hukuku keyfî uygulamalarla işlemez hâle getiren, düşünce, ifade ve sosyal medya özgürlüğünü ortadan kaldıran sizsiniz. Uyuşturucu baronları başta olmak üzere, suç örgütleriyle mücadele ediyormuş gibi yaparak ülkeyi bu hâle getirdiniz; suçlusu da sorumlusu da sizlersiniz. “Silahın Çocuğun Eline Geçmesini Önlemek Yetişkin Bireyin En Temel Sorumluluklarından” 1'inci maddeyle ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden saklayan ve bir çocuğun silahı ele geçirmesine neden olan kişiye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilmesi öngörülüyor. Elbette bir evde silah bulunuyorsa o silahın çocuğun eline geçmesini önlemek yetişkin bir bireyin en temel sorumluluklarından biridir. Silahı çocuğun rahatça ulaşabileceği bir yerde bırakmak basit bir ihmal değildir, geri dönüşü olmayan sonuçlara yol açabilecek ağır bir sorumsuzluktur ve en ağır şekilde cezalandırılmalıdır; bu nedenle düzenlemenin amacını doğru buluyoruz. “Çocuk Koruma Sistemi Zamanında Çalışmıyor” Sayın milletvekilleri, bakın, veriler önümüzde çok açık bir tabloyu ortaya koyuyor. 2020-2025 yılı arasında çocukların karıştığı organize suç olayları yüzde 236 arttı. Bu veri suç örgütlerinin çocukların yoksulluğundan, yalnızlığından, okullarından kopuşundan ve gelecek kaygısından daha fazla yararlandıklarını gösteriyor. Çocukları uyuşturucu taşımada, silah saklamada, gözcülükte ve şiddet eylemlerinde kullanılması yalnızca bir asayiş meselesi değil, bu tablo çocuk koruma sisteminin zamanında da çalışmadığını gösteriyor. “Aynı Çocuk İçin Hep Beraber Çalışmalıdır” Teklifin gerekçesinde yoksulluktan, aile içi şiddetten, eğitimden kopuştan ve sosyal hizmet eksikliğinden söz ediliyor ancak çözüm bölümüne gelindiğinde yeniden sadece cezaları artırıyor, infaz ağırlaştırılıyor, aileye yeni ceza hükümleri getiriliyor. Devlet çocuğa okuldan koptuğunda ulaşamıyorsa, ailesi yoksullukla mücadele ederken yanında değilse, bağımlılık ve ruh sağlığı desteğini zamanında sunamıyorsa yıllar sonra yalnızca ceza kanunuyla karşısına çıkamaz. Bizim ihtiyacımız çocuğu suç işledikten sonra hatırlayan bir sistem değil, riski önceden gören, aileye zamanında ulaşan, çocuğu okulda tutan ve suç örgütlerinin elinden kurtaran bir kamu düzenidir. Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler, Millî Eğitim, Sağlık ve İçişleri Bakanlıkları ile yerel yönetimler aynı çocuk için hep beraber çalışmalıdır. Çocuk adaletinde başarı kaç çocuğa ceza verdiğimizle ve bunun ne kadar uzun olduğuyla ilgili değil, kaç çocuğun suça sürüklenmesini önlediğimizle ölçülür diyorum.”

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri” Haber

 “Türk Sanayisi Çalışarak Batıyor, Her Sektör Yangın Yeri”

YENİ Parti’nin TBMM Genel Kurulu’na sunduğu ilk Meclis araştırma önergesi tekstil ve hazır giyim sektörü üzerine oldu. Önergeye ilişkin grubu adına konuşan YENİ Parti Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, tekstil ve hazır giyim sektöründe yaşanan sorunlara ilişkin daha önce de önerge verdiğini kaydederek, üç yıl önce yaptığı uyarılarda sorunların araştırılması ve önlem alınması gerektiğini ifade ettiğini söyledi. Özgür Özel önderliğinde kurulan YENİ Parti’nin iktidar mücadelesinde işçinin, emeklinin, emekçinin, üreticinin, ihracatçının yanında olacağını söyleyen Arpacı, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Sektöre Son Darbeyi ‘Dostum Trump’ Vurdu” İlk grup önerimizin tekstil sanayisi ve istihdam üzerine olmasını da çok anlamlı bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Üç sene oldu, aynı şekilde bir öneri vermiştim, dedim ki o zaman: ‘İşler yolunda gitmiyor. Gelin, sorunlar, sıkıntılar araştırılsın, önlem alalım.’ Dediler: ‘Dünya konjonktüründen kaynaklı geçici bir sorun var, merak etmeyin, geçer gider.’ Komisyonumuza geçen sene özellikle bu konuda bir toplantı yapmamız ve sektör temsilcilerini toplamamız gerektiğini, sektörün kan kaybettiğini, yoğun bakıma doğru gittiğini söyledim. Varank Bey lütfedip Komisyonumuzu toplamadı, tekstilciyle yüz yüze gelemedi. Bakın, sektöre son darbeyi ‘dostum Trump’ vurdu.Türk tekstilcisine ihracatta yüzde 12,5 ilave vergi getirdi. İşin en acı kısmı ABD ticaret temsilciliği kamuya açık kayıtlarından Türkiye'den ilave vergiye karşı bir savunma ya da temsilciyle bir görüş bildirilmediğini de söyledi. Yani hani masada kazanmıştık, hani her istediğimizi almıştık bu NATO toplantısında? Öyle olmadığını da anladık. AKP'nin gözden çıkardığı sektörde gelinen son noktayı ben size kısaca özetleyeyim: Kriz geçmiş gitmiş mi yoksa delip geçmiş mi siz karar verin. Tekstil ve hazır giyimde toplam iş gücü kaybı 500 binin üzerinde, sektörün yüzde 35'i erimiş. İstihdam rakamlarına göre tekstilde on beş, hazır giyimde tam on bir sene önce geriye gitmişiz; 10 bin firma kapısına kilit vurmuş, toplamda yüzde 15'e tekabül ediyor. Daha beş sene önce 3,7 milyar ile 6'ncı sıradayken şimdi tam otuz beş sene sonra dünyada hazır giyim piyasasından aldığımız pay yüzde 3'ün altına inmiş, ihracat 21 milyar dolardan 16 milyar dolara düşmüş. “Türkiye Sanayisizleşiyor” Daha önceki önergelerde olduğu gibi, AKP'nin hatibi biraz sonra burada, verilen teşvikleri, destekleri, dünya pazarından aldığımız, dünya pazarının daralmasından falan bahsedecek; inanmayın. 2024-25'te dünyada hacmi artan hazır giyim ihracatı içinde payı düşen, ihracatı gerileyen tek üretici maalesef Türkiye. Bakın, teşvik konusunda farklı kurumlardan 86 farklı teşvik verilen sektör bu hâle gelir mi? Geliyor çünkü teşvikler verilmemek üzere kurgulanmış, şartları çok zor. En önemlisi, döviz dönüşüm ve istihdam desteklerini kullanan firma sayısı çok az. Diğer teşvikler ise yara bandı olamayacak nitelikte ve zayıf. Adını koyalım arkadaşlar, Türkiye sanayisizleşiyor, uygulanan ekonomi politikaları sebebiyle durdurulamayan enflasyon yüzünden firmalar faaliyetlerinden kâr edemiyor. Büyüme dediğiniz şey Türk lirası enflasyonu sebebiyle nominal bir şişmeden ibaret. Firmaların finansal kazançlarıyla faaliyetlerinden ettikleri zararları karşılayamıyor yani firmalarımız çalışarak batıyor arkadaşlar. Bugün, bu mevcut durum ile bu faizle sanayicinin sermayesini koruyabilmesi için yüzde 13,5 FAVÖK üretmesi gerekiyor, şu anda firmaların net kârı yüzde 1 civarında. Bu sürdürülebilir mi? 2022'de mal ihracatının gayrisafi yurt içi hasıladaki payı yüzde 27'nin üzerindeyken üç senede yüzde 17'ye düştü, 2028'deki hedef yüzde 16,4. Uyardık, çok söyledik, yangın küçük bir alandayken önlem alın, ormanı kaybediyoruz, orman gidiyor dedik, dinletemedik. “Tekstilden Teknolojiye, İnşaattan Lojistiğe, Turizme Her Yer Yangın Yeri” Şimdi, artık yangının olmadığı sektör kalmadı. Türkiye hızla sanayisizleşiyor; tekstilden teknolojiye, inşaattan lojistiğe, turizme her yer yangın yeri. Konkordato başvurularında son üç senedir her ay yeni rekor kırılıyor.Sadece altı ayda 1.240 şirket konkordato aldı ve bunun çok büyük bir oranı haziran ayı içinde. 115 şirket iflas etti. Başvuruların büyük bir bölümü sanayi kentlerinden geliyor. Tasfiye edilen şirket sayısı 3.382 yani insanlar artık sizden yıldı, artık üretmiyor, kendi istekleriyle firmalarını kapatıyorlar. Elli yılda emek emek inşa edilen Türk sanayisinin rekabet gücü üç senedir yok oluyor. Biz mevcut gücümüzü kaybedip üretimden hızla uzaklaşırken gelecek nesillerden nasıl üretici olmasını bekleyeceğiz? Türkiye bu anlamda ciddi bir yol ayrımındadır ve acil önlem alınmalıdır. Türk sanayisi acilen koruma altına alınmalıdır diyorum.”

CHP’li Arpacı: “AKP iktidarı Denizli’nin bir yıllık bütçesini 3,5 günde faize harcadı” Haber

CHP’li Arpacı: “AKP iktidarı Denizli’nin bir yıllık bütçesini 3,5 günde faize harcadı”

CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada iktidarın ekonomi ve bütçe politikalarını Denizli üzerinden eleştirdi. Yılın ilk altı ayında faiz ödemelerine 1,5 trilyon lira harcandığını belirten Arpacı, bu rakamın Denizli’deki belediyelerin yıllık bütçesinin yaklaşık 55 katı olduğunu söyledi. Türkiye’de kaynak sorunu değil, kaynakların yanlış kullanılması sorunu bulunduğunu ifade eden Arpacı, faiz ödemelerinin günlük yaklaşık 8 milyar liraya ulaştığına dikkat çekti. Denizli Büyükşehir Belediyesi ile 19 ilçe belediyesinin bir yıllık toplam bütçesinin yaklaşık 27 milyar lira olduğunu belirten Arpacı, şunları söyledi: “Bakanlığın açıkladığı verilere göre bu sene altı ayda faize harcanan para 1,5 trilyon lira. Yani yirmi dört saatte 8 milyar lira faize para harcanmış. Denizli'de Büyükşehir Belediyesi ve 19 ilçe belediyenin toplam bütçesi yani bir senede vatandaşa hizmet ettiği rakam 27 milyar lira. Yani AKP Hükûmeti 1 milyon 60 bin nüfuslu Denizli'nin bir senelik emeğini, hakkını üç buçuk günde harcamış.” “Şehir hastanesinin parasını 36 saatte harcadılar” Denizli’de yıllardır tamamlanamayan şehir hastanesine de değinen Arpacı, hastanenin yapımı için gereken kaynağın yaklaşık 36 saatlik faiz ödemesine denk geldiğini söyledi. Arpacı, “Altı senedir tamamlayamadığı şehir hastanesinin parasını otuz altı saatte har vurup harman savurmuştur. Emekliye, çiftçiye, öğrenciye, işçiye, sanayiciye, üreticiye verilmeyen kaynak; faiz lobisine, uluslararası finans kuruluşlarına, "carrytrade"cilere ziyadesiyle dağıtılmıştır” dedi.

CHP’li Şeref Arpacı’dan Başçeşme Uyarısı Haber

CHP’li Şeref Arpacı’dan Başçeşme Uyarısı

HABER MERKEZİ Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Denizli’nin Buldan ilçesine bağlı Başçeşme mevkiinde yürütülen feldspat madeni çalışmalarını gündeme taşıdı. Arpacı, söz konusu faaliyetlerin ÇED raporu olmadan sürdürüldüğünün ifade edildiğini belirterek, bölgenin Cumhurbaşkanlığı kararıyla “kesin korunacak hassas alan” ilan edildiğini hatırlattı. Başçeşme’nin Buldan için hayati öneme sahip olduğunu vurgulayan Arpacı, ilçenin içme ve kullanım suyunun yaklaşık yüzde 40’ının bu bölgeden karşılandığını, tarımsal üretimin de aynı su kaynaklarıyla sürdürüldüğünü söyledi. Plansız ve denetimsiz madencilik faaliyetlerinin yalnızca doğayı değil, bölge halkının yaşamını ve üretimini de tehdit ettiğini ifade eden Arpacı, yurttaşların topraklarına ve su kaynaklarına sahip çıkmaya çalıştığını dile getirdi. “Buldan’ın Suyu da Geleceği de Korunmalıdır” TBMM kürsüsünden iktidara çağrıda bulunan Şeref Arpacı, doğayı, tarımı ve insan sağlığını tehdit eden faaliyetlerin derhâl durdurulması gerektiğini söyledi. Sürecin şeffaf bir şekilde incelenmesini isteyen Arpacı, bölge halkının itiraz ve çağrılarının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Arpacı konuşmasında, “Bir tarafta rant uğruna yürütülen plansız madencilik faaliyetleri, diğer tarafta suyuna, toprağına ve geleceğine sahip çıkmaya çalışan yurttaşlarımız vardır.” ifadelerini kullanarak Başçeşme’deki sürecin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda toplumsal bir mücadele alanına dönüştüğünü kaydetti.

Yerel medyanın sorunları ele alındı Haber

Yerel medyanın sorunları ele alındı

Denizli Milletvekilleri Gülizar Biçer Karaca ve Şeref Arpacı, Denizli Gazeteciler Cemiyeti’ni ziyaret etti. Ziyarette, kent gündemi, yerel medyanın güçlendirilmesi ve basın sektörünün yaşadığı sorunlar ele alındı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. YEREL MEDYANIN SORUNLARI GÜNDEME GELDİ Denizli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Özkan Tokmak, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek Denizli basınının kent için üstlendiği önemli sorumluluğa dikkat çekti. Tokmak, yerel medyanın kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde kritik bir görev üstlendiğini ifade etti. Özkan Tokmak ayrıca, yerel basının içinde bulunduğu ekonomik ve yapısal sorunlara değinerek meslek yasası başta olmak üzere sektörde çözüm bekleyen konuları milletvekillerine aktardı. Yerel medyanın güçlenmesinin demokratik toplum için büyük önem taşıdığını vurgulayan Tokmak, bu konuda destek ve iş birliğinin önemine dikkat çekti. MECLİS GÜNDEMİNİ VE DENİZLİ ÇALIŞMALARINI PAYLAŞTI Milletvekili Şeref Arpacı ise ziyarette Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki çalışmalar ve Denizli’ye yönelik yürütülen projeler hakkında bilgi verdi. Arpacı, Denizli’nin gelişimi için yürütülen çalışmaları yakından takip ettiklerini belirterek kentin ihtiyaçlarını gündemde tutmaya devam edeceklerini ifade etti. Arpacı, basının toplum ile yöneticiler arasında önemli bir köprü görevi üstlendiğini vurgulayarak yerel medyanın güçlü olmasının şehirlerin gelişimi açısından büyük önem taşıdığını söyledi. KARACA’DAN BASININ ÖNEMİNE VURGU Milletvekili Gülizar Biçer Karaca da ziyaret sırasında yaptığı değerlendirmede basının demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu belirtti. Yerel basının hem şehirlerin sesi hem de kamuoyunun doğru bilgilendirilmesinde önemli bir rol üstlendiğini ifade eden Karaca, gazetecilerin görevlerini sağlıklı koşullarda yapabilmesinin önemine dikkat çekti. Karaca, yerel medyanın yaşadığı sorunların çözümü için diyalog ve ortak aklın önemine vurgu yaparak Denizli basınıyla her zaman iletişim içinde olmaya devam edeceklerini söyledi. Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ve karşılıklı iyi dileklerin iletilmesiyle sona erdi.

“Geçmiş Olsun Demek Yetmez, Önlem Alınmalı” Haber

“Geçmiş Olsun Demek Yetmez, Önlem Alınmalı”

HABER MERKEZİ Denizli’nin Buldan ilçesinde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki deprem ve ardından yaşanan çok sayıda artçı sarsıntı, bölgedeki deprem riskini bir kez daha gündeme getirdi. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) verilerine göre 9 Mart sabahı saat 09.21’de meydana gelen deprem yerin yaklaşık 7 kilometre derinliğinde gerçekleşti ve çevre illerde de hissedildi. TBMM Genel Kurulu’nda söz alan Şeref Arpacı, deprem sonrası yaptığı konuşmada Denizli’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini vurguladı. Depremden etkilenen vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Arpacı, yaşanan sarsıntının kentin risklerini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. “Denizli'deki Riskli Yapılar İçin Yenileme Çalışmaları Vakit Kaybetmeden Başlatılmalıdır” CHP’li Arpacı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Denizli Buldan ilçemizde meydana gelen 5,1 büyüklüğündeki deprem ve 150'den fazla artçı sarsıntı hepimize bir kez daha deprem gerçeğini hatırlattı. Depremden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum ama şunu da açıkça söylemek zorundayım: Denizli bir deprem bölgesi olmasına rağmen gerekli önlemler hâlâ alınmış değildir. Başta Denizli Devlet Hastanesi olmak üzere birçok kamu binasının deprem güvenliği konusunda ciddi soru işaretleri bulunmaktadır. Deprem anında insanların sığınacağı, tedavi olacağı kurumların kendilerinin risk altında olması kabul edilemez bir sorumsuzluktur. Deprem olduktan sonra ‘geçmiş olsun’ demek kolaydır, asıl sorumluluk deprem olmadan önce önlem almaktır. Denizli'deki riskli yapılar için yenileme çalışmaları vakit kaybetmeden başlatılmalıdır”

CHP’li Arpacı: “Borcu Olan Çiftçiye Kredi Yok Demek, ‘Üretme’ Demektir” Haber

CHP’li Arpacı: “Borcu Olan Çiftçiye Kredi Yok Demek, ‘Üretme’ Demektir”

SGK ve vergi borcu olan çiftçilere kredi yasağını eleştiren CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, “Bu, mali disiplin değil, tarımı tasfiye politikasıdır. ‘Borcu olan çiftçiye kredi yok’ demek, açıkça ‘Üretme’ demektir” dedi CHP Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, SGK primi ve vergi borcu bulunan çiftçilerin Ziraat Bankası ile Tarım Kredi Kooperatiflerinden kredi kullanmasının Cumhurbaşkanı kararıyla engellenmesine Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda sert sözlerle tepki gösterdi. Arpacı, söz konusu düzenlemenin mali disiplinle değil, tarımı tasfiye etmekle ilgili olduğunu vurguladı. 2025 yılında don, kuraklık ve artan girdi maliyetleri nedeniyle üreticinin zaten ayakta kalmakta zorlandığını belirten Arpacı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cumhurbaşkanı kararıyla, SGK primi ve vergi borcu olan çiftçinin Ziraat Bankası ve Tarım Krediden kredi alması yasaklandı. 2025'te don vurdu, kuraklık vurdu, maliyetler patladı, üretici borçla tarlasını anca ayakta tuttu; şimdi, siz geliri olmayan çiftçiyi prim ödeyemedi diye tamamen sistem dışına itiyorsunuz. Bu, mali disiplin değil, tarımı tasfiye politikasıdır. ‘Borcu olan çiftçiye kredi yok.’ demek, açıkça ‘Üretme.’ demektir. Denizlili çiftçi üretmek istiyor ancak nefes alacak alanı kalmadı. Tarım Bakanı ve Hazine Bakanına sesleniyorum: Bu karardan dönün, üreticinin borçlarını faizsiz erteleyin; enflasyonla mücadele üretimde bollukla olur. Gıda enflasyonunu düşürmek istiyorsanız üretim maliyetlerini düşürün, çiftçiye destek olun, köstek olmayın.”

Arpacı, “Çeteler Çocukları Suça Sürüklüyor, Devlet Derhal Harekete Geçmeli” Haber

Arpacı, “Çeteler Çocukları Suça Sürüklüyor, Devlet Derhal Harekete Geçmeli”

HABER MERKEZİ Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada artan şiddet olayları, sokak cinayetleri ve çocukların suç örgütleri tarafından suça sürüklenmesi konusunu gündeme taşıdı. Arpacı, özellikle 18 yaş altı çocukları hedef alan çetelere karşı devletin acil ve caydırıcı önlemler alması gerektiğini vurguladı. Konuşmasına son bir yıl içinde sokak ortasında hayatını kaybeden gençlerin isimlerini tek tek sayarak başlayan Arpacı, yaşananların toplumda derin bir yara açtığını ifade etti. Arpacı, “Ata Emre Akman, Ahmet Minguzzi, Alperen Ömer Toprak, Hakan Çakır ve Atlas Çağlayan; son bir senede sokakta bir hiç uğruna kaybettiğimiz pırıl pırıl gençlerimizden sadece birkaçı” dedi. Bu cinayetlerin faillerinin çoğunun 14-15 yaşlarında olduğuna dikkat çeken Arpacı, sorunun yalnızca bireysel suçlar değil, organize suç yapıları olduğunu belirtti. Geçim sıkıntısı ve hayat pahalılığının yanı sıra uyuşturucu ve kumar gibi unsurların toplumu çürüttüğünü ifade eden Arpacı, suç çetelerinin çocukları sistematik şekilde kandırarak birer “suç makinesine” dönüştürdüğünü söyledi. Çocukları korumanın devletin asli görevi olduğunu vurgulayan Arpacı, “Bu çeteler özellikle 18 yaş altı çocukları suça sürüklüyor. Çocukları korumak devletin görevidir. Bu konuda acil önlem alınmalı, suç örgütlerine ve bu yapıları besleyen unsurlara caydırıcı cezalar getirilmelidir. Geleceğimizi bu çetelere heba edemeyiz” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.