Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Hayvancılık

Yazının Giriş Tarihi: 06.01.2026 12:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 06.01.2026 12:54

Hayvancılık bu ülkenin sadece bir geçim kapısı değildir. Hayvancılık, sofraya gelen lokmadır, köyde yanan ışıktır, sabah erkenden başlayan bir emektir. Birçok insan için hayvancılık bir meslekten öte, baba mirasıdır; dededen toruna aktarılan bir yaşam biçimidir.

Bir hayvancının günü gün doğmadan başlar. Ağıla girerken ilk baktığı şey hayvanın gözü, iştahı, duruşudur. Çünkü hayvan konuşmaz; derdini bakışıyla anlatır. Hayvancı da onu anlamaya çalışır. Soğukta, sıcakta, bayramda, tatilde bu düzen değişmez. Hayvanın saati vardır, emeğin molası yoktur.

Ama bugün bu emeğin yükü her geçen gün biraz daha ağırlaşıyor.

Yem pahalı.

Mazot pahalı.

Elektrik pahalı.

Veteriner, ilaç, aşı pahalı.

Kazanç ise bu artışların çok gerisinde.

Hayvancı artık hesabı defterle değil, endişeyle yapıyor. Bir çuval yem açılırken “Bu ay nasıl çıkacak?” sorusu akıldan gitmiyor. Süt satılırken maliyet hesaplanıyor, et satılırken zarar düşünülüyor. Küçük üretici ayakta kalmakta zorlanıyor, orta ölçekli işletmeler borçla dönüyor.

Bir zamanlar köylerde ahırların dolu olduğu günleri hatırlayanlar bilir. Sabahları hayvan sesleriyle uyanılırdı. Şimdi birçok köyde ahır kapıları kapalı. Çünkü hayvan azaldı, bakan azaldı, umut azaldı.

Hayvancılık kolay bir iş değildir. Sabır ister, bilgi ister, tecrübe ister. Ama her şeyden önce sürdürülebilirlik ister. Üretici yarını göremezse, hayvan sayısını artırmaz. Önünü göremezse yatırım yapmaz. Belirsizlik, hayvancılığın en büyük düşmanıdır.

Gençler hayvancılıktan uzak duruyor. Haksız mı? Değil. Çünkü bu kadar emeğin karşılığı yoksa, kim bu yükü sırtlamak ister? Kim sabah akşam demeden çalışıp borçla yaşamayı tercih eder? Gençlerin köyde kalması isteniyorsa, önce hayvancılığın itibarı korunmalıdır.

Şunu açıkça söylemek gerekiyor:

Hayvancılık biterse et pahalı olur, süt pahalı olur, peynir lüks olur.

Sonra da herkes “neden böyle oldu” diye sorar.

Oysa cevap çoktan ortadadır.

Üreten kazanamadı.

Üreten yalnız kaldı.

Bu yazı bir şikâyet yazısı değildir. Bu yazı, sahadan gelen bir gerçeğin ifadesidir. Hayvancı hâlâ üretmek istiyor. Hâlâ hayvanına bakmak, köyünde kalmak, toprağını terk etmemek istiyor. Ama bunun için emeğinin karşılığını görmek istiyor.

Hayvancılığı ayakta tutmak sadece hayvancıyı değil; sofrayı, pazarı, ülkenin geleceğini ayakta tutmaktır.

Unutmayalım:

Ağılda ışık sönerse, sofrada bereket azalır.

Ve o bereket bir kez kaybolursa, geri getirmek hiç kolay olmaz.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.