Günümüzün en büyük yanılgısı, sağlıklı yaşamı pahalı spor salonlarına, organik marketlere ya da zor ulaşılan diyet listelerine indirgememiz. Oysa sağlıklı yaşam dediğimiz şey, bir tercihten çok, küçük alışkanlıkların toplamıdır. Ne yazık ki çoğumuz, sağlığımızı ancak kaybettikten sonra fark ediyor; geri kazanmaya çalışırken geç kalıyoruz.
İyi yaşamak için önce bedenimizi duymayı öğrenmemiz gerekiyor. Sabah kalktığımızda içtiğimiz bir bardak su, güne adım atarken attığımız 15 dakikalık tempolu yürüyüş ve farkında olarak aldığımız nefes… İşte tüm mesele burada. Sağlık; ne kadar yemekten kaçındığımızla değil, ne kadar doğru yaşadığımızla ilgilidir. Az yemek, aç kalmak ya da kendimizi kısıtlamak değil; dengeli beslenmek en doğru olandır.
Bugün sofralarımızda ne yazık ki gıda değil, “gıda kılığında ürünler” var. Paketli, uzun ömürlü, katkılı ve rengârenk ambalajların cazibesine kapılıyoruz. Oysa bir elmayı, bir avuç cevizi, bir kâse yoğurdu veya evde pişmiş bir yemeği tercih etmek hem bütçemize hem bedenimize en iyi hediyedir. Sağlıklı yaşam, mutfakta başlar; market sepetinde şekillenir.
Bir diğer önemli nokta ise hareket… Teknoloji konforu büyüttükçe bedenlerimiz tembelleşti. Asansör varken merdiven, araba varken yürüyüş, ekran varken doğa ikinci plana düştü. Oysa insan vücudu durağan değil, hareket üzerine yaratılmıştır. Günde 30 dakika yürümek, hem ruhu hem bedeni iyileştirir; en büyük terapi bazen temiz havadır.
Unutmamız gereken bir şey daha var: Sağlık sadece kas ve kilo değildir. Uyku düzeni, stres yönetimi, tebessüm etmek, dostlarla sohbet, nefes egzersizleri ve şükretmek… Bunlar da sağlığın görünmez ama en güçlü ilaçlarıdır. İnsan ruhu iyi olmadan beden tam sağlıklı kalamaz.
Sonuç olarak; sağlıklı yaşam ne büyük bir sır ne de zengin işi… Ne kadar kolayı seçersek, o kadar zor yaşıyoruz. Oysa küçük adımlarla büyük farklar yaratmak mümkün: Su iç, yürü, iyi uyu, az stres yap, doğal beslen, gülümse. Sağlık, önce zihinde başlar; beden sadece onu takip eder.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Özay ALABAŞ
Sağlıklı Yaşam
Günümüzün en büyük yanılgısı, sağlıklı yaşamı pahalı spor salonlarına, organik marketlere ya da zor ulaşılan diyet listelerine indirgememiz. Oysa sağlıklı yaşam dediğimiz şey, bir tercihten çok, küçük alışkanlıkların toplamıdır. Ne yazık ki çoğumuz, sağlığımızı ancak kaybettikten sonra fark ediyor; geri kazanmaya çalışırken geç kalıyoruz.
İyi yaşamak için önce bedenimizi duymayı öğrenmemiz gerekiyor. Sabah kalktığımızda içtiğimiz bir bardak su, güne adım atarken attığımız 15 dakikalık tempolu yürüyüş ve farkında olarak aldığımız nefes… İşte tüm mesele burada. Sağlık; ne kadar yemekten kaçındığımızla değil, ne kadar doğru yaşadığımızla ilgilidir. Az yemek, aç kalmak ya da kendimizi kısıtlamak değil; dengeli beslenmek en doğru olandır.
Bugün sofralarımızda ne yazık ki gıda değil, “gıda kılığında ürünler” var. Paketli, uzun ömürlü, katkılı ve rengârenk ambalajların cazibesine kapılıyoruz. Oysa bir elmayı, bir avuç cevizi, bir kâse yoğurdu veya evde pişmiş bir yemeği tercih etmek hem bütçemize hem bedenimize en iyi hediyedir. Sağlıklı yaşam, mutfakta başlar; market sepetinde şekillenir.
Bir diğer önemli nokta ise hareket… Teknoloji konforu büyüttükçe bedenlerimiz tembelleşti. Asansör varken merdiven, araba varken yürüyüş, ekran varken doğa ikinci plana düştü. Oysa insan vücudu durağan değil, hareket üzerine yaratılmıştır. Günde 30 dakika yürümek, hem ruhu hem bedeni iyileştirir; en büyük terapi bazen temiz havadır.
Unutmamız gereken bir şey daha var: Sağlık sadece kas ve kilo değildir. Uyku düzeni, stres yönetimi, tebessüm etmek, dostlarla sohbet, nefes egzersizleri ve şükretmek… Bunlar da sağlığın görünmez ama en güçlü ilaçlarıdır. İnsan ruhu iyi olmadan beden tam sağlıklı kalamaz.
Sonuç olarak; sağlıklı yaşam ne büyük bir sır ne de zengin işi… Ne kadar kolayı seçersek, o kadar zor yaşıyoruz. Oysa küçük adımlarla büyük farklar yaratmak mümkün: Su iç, yürü, iyi uyu, az stres yap, doğal beslen, gülümse. Sağlık, önce zihinde başlar; beden sadece onu takip eder.