Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

NÖBET BİTER... AMA BİR ANNENİN KORKUSU BİTMEZ

Yazının Giriş Tarihi: 18.07.2026 10:56
Yazının Güncellenme Tarihi: 18.07.2026 10:56

Bu gece yine o korkuyu yaşadık...

"Hayır... Olamaz!.. Mustafa!.. Bertuğ!.. Ege, ambulansı ara!.."

Kalbim ağzımdaydı.

Bertuğ'un bütün vücudu kasıldı.

Yüzü morarmaya başladı.

O an elimden hiçbir şey gelmedi.

Sadece başındaydım.

İçimden tek bir cümle geçiyordu:

"Allah'ım... Bizi ayırma."

Bertuğ iki yaşından beri epilepsiyle yaşıyor.

İlk nöbetini bu gece geçirmedi.

Ama inanın, ilk günkü korkum neyse bugün de aynı.

Bir anne epilepsi nöbetine alışamıyor.

Tam beş yıldır nöbet geçirmemişti.

İnsan ister istemez umut ediyor.

"Belki bir daha yaşamayız." diyorsun.

Ama o korku, insanın içinden hiçbir zaman çıkmıyor.

Bu gece hiç uyumamıştı.

Şimdi düşünüyorum...

Acaba uykusuzluk mu tetikledi? Evet bence o tetikledi.

Sonra kendimi sorguluyorum.

Bir şeyi gözden mi kaçırdım?

Çocuk hasta olunca önce kendini suçluyorsun.

Nöbet bitti.

Elini tuttuk.

Vücudunu sıvazladık.

"Korkma Bertuğ... Buradayız oğlum." dedik.

Bizi duydu mu bilmiyorum...

Ama biz onun bizi hissetmesini istedik.

Sonra yıllardır ezbere yaptığımız hazırlık başladı.

İlaçlar...

Hasta bezi...

Islak mendil...

Kâğıt havlu...

Kolonya...

Yedek kıyafet...

Çünkü epilepsiyle yaşayan aileler bunları düşünmeden evden çıkamaz.

Bunlar bizim hayatımızın bir parçası oldu.

Bugün acil serviste yine elini tutarken şunu düşündüm:

Epilepsi sadece nöbet geçiren çocuğu yormuyor.

Anneyi de yoruyor...

Babayı da...

Kardeşi de...

Belki nöbet birkaç dakika, belki bazen saatler sürüyor.

Ama o birkaç dakikanın içinde, nöbet geçiren kişi de tarifsiz bir mücadele veriyor.

Kontrolünü kaybetmiş, acı çeken bedeniyle; zar zor aldığı nefesiyle ve bilinciyle savaşırken yaşadığı o çaresizliği ve korkuyu belki hiçbirimiz tam olarak tarif edemeyiz.

Ve nöbet sona erse bile...

O anın izi hem epilepsiyle yaşayan bireyin bedeninde hem de ailesinin yüreğinde uzun süre kalıyor.

Nöbet geçiren bazı bireyler, epilepsi krizinin yıprattığı bedenlerinin yorgunluğunu günlerce yaşıyor ve hemen toparlanamıyor.

Bugün bu yazıyı sadece Bertuğ için yazmadım.

Epilepsiyle yaşayan bütün çocuklar, gençler, yetişkinler ve onların aileleri için yazdım.

Çünkü biz, her nöbetten sonra aynı duayı ediyoruz:

"Allah'ım... Bizi ayırma."

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.